Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) tarafından görevlendirilen bağımsız uzmanlar, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında 1,6 milyon çocuğu hedef alan sistematik bir askeri eğitim ve “beyin yıkama” programı yürüttüğünü ortaya koydu. Viyana’da sunulan rapor, bu uygulamanın “insanlığa karşı suç” teşkil edebileceği uyarısında bulunuyor.
1,6 milyon çocuk risk altında
Rapora göre, 2014 yılından bu yana Rusya kontrolünde bulunan Kırım yarımadası ve doğu Ukrayna’daki bölgelerde yaşayan yaklaşık 1,6 milyon genç, Rus ordusunun etkisi altına giren bir sistemin hedefi durumunda. Uzmanlar, Rus güçlerinin ele geçirdiği bölgelerdeki gençleri orduya entegre etmek için kapsamlı bir program kurduğunu belgeledi.
Fransız araştırmacı Herve Ascensio, Ukraynalı kimliğini korumaya çalışan çocukların, ebeveynlerin ve öğretmenlerin hedef alındığını belirterek, “Bu askerileştirme ve beyin yıkama sisteminin, ‘insanlığa karşı suç’ kapsamında değerlendirilebileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Zorla askere alma ve askeri kamplar
AGİT raporu, Ukraynalı gençlerin karşı karşıya kaldığı somut tehditleri de gözler önüne seriyor. Letonyalı uzman Elina Steinerte, kremlin yanlısı otoritelerin işgal altındaki bölgelerde Ukraynalıları, Rusya’nın kendi topraklarındaki yaş sınırından daha erken bir dönemde askere çağırmak için taslak mektuplar gönderdiğini belirtti.
Raporun detayları arasında:
Ukraynalı çocuklara zorunlu tutulan silah ve drone kullanım eğitimleri,
Askeri eğitim kampları ve propaganda içerikli dersler,
Askerlikten kaçmak isteyen gençlerin ailelerini geride bırakarak bölgeden ayrılmak zorunda kalması yer alıyor.
Ayrıca raporda, genç yetişkinlerin askere alınıp doğrudan cephe hattına gönderildiği vakalar da belgelendi.
“İnsani koridorlar ve aile birleşimi” çağrısı
AGİT bünyesinde kurulan ve 41 üye devletin 14 Mayıs’ta tetiklediği “Moskova Mekanizması” kapsamında hazırlanan bu rapor, Ukrayna’daki insan hakları ihlallerini araştırmayı amaçlayan altıncı misyon oldu. Uzmanlar, çatışmaların sona erdirilmesiyle ilgili yürütülecek her türlü görüşmede çocukların durumunun öncelikli gündem olması gerektiğini vurguluyor.
Raporda, ailelerin yeniden birleşmesini sağlamak amacıyla insani koridorların açılması gerektiği belirtiliyor. Ukrayna hükümetinin, Rusya’dan geri getirilen çocukların rehabilitasyonu için programlar başlattığı ancak Steinerte’ye göre bu alanda hala “yapılması gereken çok büyük bir iş” olduğu ifade ediliyor.
Kiev yönetimi, Rusya topraklarına yaklaşık 20.610 çocuğun kaçırıldığını iddia ederken, rapor bu sürece dair endişelerin uluslararası boyutta ciddiyetini koruduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Rusya ise söz konusu rapor hazırlık sürecinde uzmanlarla iş birliği yapmayı reddetti.

















