Orta Doğu’da gerilim, ABD Hava Kuvvetleri’nin en stratejik varlıklarından biri olan F-22 Raptor savaş uçaklarının İsrail topraklarına inmesiyle zirveye ulaştı. İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesi, İngiltere’den havalanan 12 adet F-22’nin İsrail’in güneyindeki bir hava üssüne konuşlanmasını manşetine taşıyarak, bu hamleyi “Trump yönetiminin Tel Aviv ile en üst düzeyde askeri koordinasyon içinde olduğunun teyidi” olarak nitelendirdi. Gazete, bu konuşlanmanın sadece bir gövde gösterisi olmadığını, olası bir İran harekatı için doğrudan operasyonel hazırlık anlamına geldiğini vurguladı.
İsrail askeri analistlerine göre, F-22’lerin ortak tatbikat değil, “operasyonel görev” tanımıyla İsrail üslerine konuşlanması son derece nadir görülen bir durum. Dünyanın en gelişmiş hayalet (stealth) savaş uçağı olan F-22’lerin temel görevi; düşman hava sahasına sızmak, radar ve hava savunma sistemlerini kör ederek diğer uçaklara yol açmaktır. Haberde, Trump’ın “İran’ın nükleer silah sahibi olmasına asla izin vermeyeceğim” şeklindeki sert mesajlarının ardından gelen bu sevkiyatın, “tespit, teşhis ve taarruz” (3T) sürecinde İsrail ve ABD’nin müşterek bir saldırı planını her an devreye sokabileceği şeklinde yorumlandığı belirtildi.
Bölgede 2003 Irak işgalinden bu yana görülen en büyük ABD askeri yığınağı yaşanırken, İsrail medyası bu koordinasyonun İran’ın nükleer tesislerini ve balistik füze altyapısını hedef alan “nokta operasyonlar” üzerine kurgulandığını iddia ediyor. Trump yönetiminin, Cenevre’deki müzakerelerin başarısız olması durumunda “öldürücü güç” (lethal force) kullanma tehdidi masada dururken; F-22’lerin İsrail’de bulunması, olası bir çatışmada İran’ın hava savunma şemsiyesini dakikalar içinde çökertebilecek “mızrak ucu” olarak değerlendiriliyor. Tahran ise bu hareketliliği “tehlikeli bir kumar” olarak niteleyerek, herhangi bir saldırıya misliyle karşılık verileceği uyarısını yineliyor.


















