Kızıldeniz ve Doğu Asya başta olmak üzere küresel deniz sahalarında gelişmiş gemisavar füzeleri, hipersonik tehditler ve dron sürülerinin oluşturduğu riskler, donanmaları nokta hava savunma katmanını modernize etmeye yöneltiyor. ABD Donanması; uçak gemileri, amfibi hücum gemileri, muhrip ve fırkateynlerin yakın/orta mesafe hava savunma omurgasını oluşturan Evolved SeaSparrow Missile (ESSM) ailesinin yeni nesil modeli olan ESSM NSV (Next Significant Variant) için geliştirme, üretim ve idame süreçlerini yürütecek sanayi ortaklarını belirlemek üzere resmi talep sürecini (RFI) başlattı.
Geliştirilecek yeni varyantın; aralarında ABD, Türkiye, Almanya, Avustralya, Belçika, Kanada, Danimarka, Yunanistan, Hollanda, Norveç, Portekiz ve İspanya’nın yer aldığı 12 ülkeden oluşan NATO SEASPARROW Proje Ofisi (NSPO) operasyonel gereksinimlerini tam olarak karşılaması gerekiyor. Savunma şirketlerinin teklif ve yanıtlarını 19 Ekim tarihine kadar iletmeleri istendi.
Hipersonik, deniz seviyesi ve yüksek G manevralı hedeflere tam koruma
Yayımlanan kaynak arayış bildirimine göre ESSM NSV’nin, modern muharebe ortamının karmaşık tehdit yelpazesine karşı koyabilecek çok rollü yeteneklerle donatılması hedefleniyor:
- Çok Yönlü Tehdit Önleme: Deniz yüzeyini yalayarak (sea-skimming) gelen alçak irtifalı gemisavar füzelerinden yüksek irtifalı hipersonik tehditlere, düşük hızdaki kamikaze dronlardan yüksek G manevrası yapan avcı uçaklarına kadar geniş bir spektrum.
- Elektronik Harbe Direnç: Radyo frekansı (RF), elektro-optik (EO) ve kızılötesi (IR) karıştırmaların yoğun olduğu çekişmeli sahalarda kesintisiz hedef takibi ve angajman kabiliyeti.
- Bitişik Hedef Ayrımı: Sürü halinde birbirine çok yakın uçan hedefleri hassasiyetle birbirinden ayırt edebilme ve öldürücülük seviyesini en üstte tutacak terminal güdüm mimarisi.
4’lü paketleme (Quad-Pack) ve açık mimari standardı
Yeni füzenin en kritik tasarım şartlarından birini gövde ölçüleri oluşturuyor. ESSM NSV; Mk 41 Dikey Fırlatma Sistemi (VLS) hücrelerine her hücreye 4 adet füze sığacak şekilde (quad-pack) 10 inçlik (25,4 cm) azami gövde çapı sınırını koruyacak. Bu sayede savaş gemilerinin dikey fırlatıcı şarjör derinliği korunurken füzenin toplam ağırlığı performanstan ödün verilmeden düşürülecek.
Tasarım sürecinde benimsenecek Modüler Açık Sistem Yaklaşımı (MOSA) ile ABD hükümeti ve konsorsiyum ortakları; yazılım kaynak kodları, veri hakları, arayüz özellikleri ve teknik dokümantasyon üzerinde tam kullanım hakkına sahip olacak. Bu esnek altyapı, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni tehditlere karşı füzeye yeni arayıcı başlık veya harp başlığı gibi modüllerin hızlıca entegre edilmesini sağlayacak.

















