Asya-Pasifik bölgesinde deniz kuvvetlerini modernize etme yarışına giren Güney Kore, kendi askeri tarihinin en büyük ve en stratejik deniz savunma projelerinden biri olan “KDDX” programında kritik bir dönüm noktasını geride bıraktı. Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA), toplam bütçesi yaklaşık 7,8 trilyon won (yakılşık 5,1 milyar dolar) olan altı gemilik yeni nesil akıllı muhrip (destroyer) programında ana yüklenici olarak Hanwha Ocean firmasını seçtiğini resmi olarak duyurdu.
11 Haziran’da taraflara bildirilen ve uzun süredir devam eden hukuki-idari anlaşmazlıklar nedeniyle geciken bu karar, programın en kritik safhası olan detaylı tasarım ile ilk öncü geminin (lead ship) fiili inşaat aşamasına geçmesinin önünü tamamen açtı.
Güney Kore Donanması için milli “Minit-Aegis” dönemi
KDDX programı kapsamında Güney Kore Donanması için 6.000 ila 6.500 ton deplasman sınıfında toplam 6 adet yeni nesil muhrip inşa edilecek. Sahip olacakları ileri teknolojik kabiliyetler nedeniyle askeri literatürde “Mini-Aegis” olarak da adlandırılan bu platformlar; hava savunma, denizaltı savunma harbi (ASW), karaya yönelik hassas stratejik taarruz ve filo eskort görevlerinde birincil vurucu güç olacak.
Yeni muhripler, envanterdeki mevcut KDX-II gemileri ile daha büyük olan KDX-III Aegis muhripleri arasındaki operasyonel boşluğu dolduracak. Ayrıca proje; gövde tasarımından arama radarlarına, savaş yönetim sisteminden dikey atım hücrelerine kadar %100 yerli teknolojiye dayanmasıyla Güney Kore’nin denizlerde tam bağımsızlık stratejisinin en büyük simgesi kabul ediliyor.
Hanwha Ocean ezeli rakibini güvenlik cezasıyla eledi
KDDX programının konsept tasarım çalışmaları 2012 yılında, daha sonra Hanwha Grubu tarafından satın alınarak adı Hanwha Ocean olarak değiştirilen Daewoo Shipbuilding & Marine Engineering (DSME) tarafından yürütülmüştü. Projenin temel tasarım aşamasını ise rakip şirket HD Hyundai Heavy Industries üstlenmiş ve 2023 sonunda tamamlamıştı.
DAPA tarafından yürütülen nihai detaylı tasarım ve inşaat ihalesinin değerlendirme sürecinde adeta nefesler tutuldu. Hanwha Ocean toplamda 93,9542 puan alırken, HD Hyundai Heavy Industries 93,3675 puanda kaldı. Askeri kaynaklar, teknik değerlendirmede aslında HD Hyundai’nin önde olduğunu, ancak şirketin geçmiş yıllarda KDDX konsept tasarım belgelerini usulsüz sızdırmasıyla ilgili davası nedeniyle DAPA’dan “1.2 puanlık güvenlik cezası kesintisi” aldığını bildirdi. Mahkemenin de onayladığı bu ceza puanı düşüşü, 5 milyar dolarlık dev projenin kaderini belirleyerek Hanwha Ocean’ı 0,5867 puan farkla zirveye taşıdı.
Çift bantlı AESA radar ve dikey atım sistemleri
Tamamen Güney Koreli yan sanayi ekosistemiyle donatılacak olan KDDX sınıfı muhriplerin en dikkat çekici yapısal özelliği, Hanwha Systems tarafından geliştirilen çift bantlı (S ve X bant) AESA radar teknolojisini barındıran entegre direk sistemi (I-MAST) olacak. S-bandı radar uzun menzilli hava gözetleme görevlerini yürütürken, X-bandı radar ise suüstü hedef tespiti ile füzelerin hassas güdümlenmesini sağlayacak.
Gemilerin ana silah envanterinde ise şunlar yer alacak:
- 127 mm Mk 45 modern deniz topu
- İki adet yerli yakın hava savunma sistemi (CIWS-II)
- Gelişmiş yerli gemisavar füzeleri
- Güney Kore üretimi KVLS-I ve KVLS-II dikey atım sistemleri (VLS)
Yeni nesil füze SAM-II ile tam bağımsızlık
Programın hava savunma şemsiyesindeki en ölümcül silahı ise LIG Nex1 firması tarafından KDDX için özel olarak geliştirilen yeni nesil “Ship-to-Air Missile-II” (SAM-II) gemiden havaya savunma füzesi olacak. 2030 yılına kadar operasyonel hale getirilmesi planlanan bu yerli füze, ABD menşeli klasik SM-2 füzelerinin yerini alarak ordunun lojistik dışa bağımlılığını minimuma indirecek. SAM-II; seyir füzeleri, balistik tehditler ve sürü İHA saldırıları gibi çoklu kompleks hedeflere karşı aynı anda angajman sağlayabilecek.
Entegre elektrikli tahrik sistemiyle tam sessizlik
KDDX sınıfı, Güney Kore Donanması tarihinde Entegre Elektrikli Tahrik Sistemine (IEPS) sahip ilk muhrip filosu unvanını da taşıyacak. Geleneksel mekanik şaft sistemleri yerine tamamen elektrik motorlarıyla hareket edecek olan gemi, bu sayede sualtı akustik izini (gürültüsünü) minimuma indirerek düşman denizaltıları tarafından tespit edilmesini neredeyse imkansız hale getirecek. Ayrıca bu gelişmiş elektrik altyapısı, gemideki yüksek enerji tüketen devasa AESA radarları ve gelecekte entegre edilmesi planlanan elektronik harp sistemleri için ihtiyaç duyulan devasa gücü kesintisiz olarak sağlayabilecek.

