Ukrayna Savunma Bakanlığı, cephe hattındaki birliklerin lojistik ve operasyonel ihtiyaçlarını güvence altına almak amacıyla başlattığı “Temel Tedarik Seviyesi” projesinde ikinci aşamaya geçti. Yeni aşama kapsamında, savunma hatlarını tutan ve aktif çatışmalarda yer alan askeri unsurlara her ay düzenli olarak ağır vuruş kabiliyetine sahip İHA’lar ile insansız kara araçları (İKA) teslim edilecek.
Gelişmeyi duyuran Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Mstyslav Banik, programın sahadaki birliklerin operasyonel derinliğini artırmayı ve tedarik zincirini öngörülebilir kılmayı amaçladığını vurguladı.
Düzenli sevkiyat ve kuvvet çarpanı dağıtım modeli
Yeni tedarik modeli, ekipman türlerine göre iki farklı dağıtım stratejisi üzerinden işletilecek:
Kara Robotik Sistemleri: Lojistik destek ve kamikaze amaçlı zemin robotları; Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Ulusal Muhafızlar ve Devlet Sınır Muhafız Teşkilatı’nın doğrudan temas hattında bulunan tugay ve alaylarına teslim edilecek.
Ağır Saldırı İHA’ları: Operasyonel derinlikte vuruş icra edebilen orta-uzun menzilli ağır saldırı dronları doğrudan ordu kolorduları düzeyine aktarılacak. Bu sistemler, gerekli eğitimleri başarıyla tamamlayan ve platformları sahada etkin biçimde kullanabilen yetkin mürettebatlara tahsis edilecek.
Bu kademeli yapı sayesinde her kolordunun düşman lojistiğini ve geri hatlarını hedef alabilecek bağımsız bir vuruş kabiliyetine sahip olması güvenceye alınıyor.
Kriz yönetiminden planlı taarruza geçiş
Savunma yetkilileri, cephedeki yoğunluk ve çatışma şiddetine göre kotaların dinamik olarak artırılabileceğini belirtiyor. Projenin ilk aşamasında hafif keşif dronları ve FPV sistemlerinin taban ihtiyacı karşılanırken; ikinci faz ile birlikte harp sahasında otonom kara ve hava unsurlarının ağırlığı artırılıyor.
Bakan Yardımcısı Banik, garanti altına alınan aylık sevkiyatlar sayesinde askeri birliklerin yalnızca “yangın söndürme” refleksiyle hareket etmek yerine, kapsamlı ve proaktif taarruz operasyonlarını önceden planlayabileceklerini ifade etti. Düzenli tedarik ağının, kısıtlı imkânlara sahip sahra birimlerinin kabiliyetlerini hızla genişletmesine imkân tanıması hedefleniyor.


















