Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), 2025 yılının başı itibarıyla dünya genelinde 12.241 nükleer başlık bulunduğunu açıkladı. Bunların yaklaşık 9.600’ü aktif stoklarda yer alıyor ve 2.100’ü yüksek alarm durumunda konuşlandırılmış durumda. Bu, uzun süredir süren silah azaltma eğilimlerine karşı ters yönde bir hareket olarak öne çıkıyor.

Rapor, ABD ve Rusya’nın toplam nükleer cephaneliğin yaklaşık %90’ını ellerinde bulundurduğunu belirtiyor. Her iki ülke 2024 yılı itibarıyla operasyona hazır başlık sayılarını sabit tutsa da, aynı zamanda kapsamlı bir modernizasyon süreci yürütüyor. Dobrumun bitmesiyle birlikte stratejik füzelerde artış görülebilir.

Çin en hızlı büyüyen nükleer güç olarak öne çıkıyor. 2023’ten bu yana yılda yaklaşık 100 yeni başlık ekleyen Çin’in, 2030 itibarıyla ABD ve Rusya ile eşit sayıda kıtalararası balistik füzeye sahip olması bekleniyor. Diğer nükleer devletler de modernizasyon ve stok artırımı yolunda ilerliyor.

SIPRI, nükleer silahlarda azalan kontrol mekanizmaları, artan retorik ve hızlanan modernizasyon nedeniyle yeni bir nükleer yarış ortamı sinyalini veriyor. Bu gelişmeler, AI gibi yeni teknolojilerin entegrasyonu riskleri artırıcı bir faktör olarak raporda vurgulanıyor.