Rusya’da 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Valery Averin, hükümetin üniversite öğrencilerini savaşa dahil etme kampanyası kapsamında hayatını kaybeden ilk kamuoyuna yansımış isim oldu. Buryat Cumhuriyet İnşaat ve Endüstriyel Teknolojiler Koleji’nde son sınıf öğrencisi olan Averin’e, orduya katılması durumunda insansız hava aracı operatörü olarak eğitim verileceği vadedilmişti. Ancak Averin, eğitimi tamamladıktan iki haftadan kısa bir süre sonra Ukrayna’nın doğusundaki Rus işgali altındaki Luhansk yakınlarında bir saldırı birliğine atandı ve burada yaşamını yitirdi. Ailesine ölüm koşulları hakkında detaylı bilgi verilmediği ifade edildi.
Üniversiteler asker alım kanalı mı?
Bu olay, Rusya’nın politik açıdan hassas bir seferberlik dalgası başlatmadan insan gücü toplamak için yükseköğretim kurumlarını nasıl kullandığını gözler önüne serdi. Üniversitelerin, öğrencileri askeri sözleşmelere yönlendirmek için teşvik edildiği, dron birimlerinin ise piyade hizmetine göre daha teknik ve “daha düşük riskli” bir alternatif olarak pazarlandığı görülüyor. Ancak sözleşmeler, acemi erlerin dron operatörlüğü için uygun görülmemeleri veya ihtiyaç halinde farklı birimlere, özellikle cephe hattındaki saldırı gruplarına atanmalarına olanak tanıyor.
Üniversitelerin, yaklaşık 76 bin öğrenciyi, yani toplam öğrenci nüfusunun yüzde 2’sini orduya göndermeye zorlandığı iddia ediliyor. Baskının özellikle akademik başarısızlık yaşayan veya okuldan atılma riski bulunan öğrenciler üzerinde yoğunlaştığı gözleniyor. Kolejlerin, disiplin süreçleri tamamlanmadan önce bu öğrencilere askeri sözleşmeyi bir “alternatif çıkış yolu” olarak sunduğu belirtiliyor.
Sözleşmelerde sabit süreli hizmet, finansal teşvikler ve savaş sonrasında üniversiteye geri dönüş imkanı gibi cazip vaatler yer alıyor. Ancak hukuk uzmanları, Rusya’nın askeri personel açığı nedeniyle, sözleşme süresi dolsa dahi otomatik terhis garantisinin yasal olarak güvence altında olmadığını vurguluyor.



