Türkiye’nin roket ve mühimmat teknolojilerindeki bayrak taşıyıcısı ROKETSAN, 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’na gövde gösterisiyle başladı. Şirket, dört tanesi ilk kez dünya vitrinine çıkan 40’a yakın ileri teknoloji sistemiyle Türk savunma sanayisinin ulaştığı stratejik noktayı gözler önüne serdi.
Dört yeni sistem ilk kez vitrinde
Fuarın açılış gününde gerçekleştirilen lansmanla tanıtılan yeni ürünler, modern harp sahasının ihtiyaçlarına yönelik “oyun değiştirici” çözümler sunuyor:
- NEŞTER: MAM-L mühimmatının bir türevi olan NEŞTER, patlayıcı içermeyen ve kesici bıçaklarla donatılmış özel harp başlığıyla sivil yerleşimlerde minimum ikincil hasar riskiyle nokta atış operasyonlar yapabiliyor.
- CİDA: Görüş ötesi kullanım kabiliyetine sahip yeni nesil tanksavar füzesi; kara, deniz ve hava platformlarından ateşlenebilen yüksek menzilli bir güç çarpanı olarak öne çıkıyor.
- CİRİT Anti-İHA: İHA tehditlerine karşı geliştirilen bu yeni versiyon, yaklaşma sensörü ve özel harp başlığıyla, pahalı hava savunma füzelerine karşı maliyet etkin bir alternatif sunuyor.
- Mini Seyir Füzesi: Düşük maliyetli yapısına rağmen hedef hattından görsel istihbarat toplama ve ağır harp başlığı taşıma özellikleriyle dikkat çekiyor.
“Çelik Kubbe”nin vurucu gücü sahada
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, fuarın Türkiye’nin tam bağımsızlık vizyonu için kritik bir vitrin olduğunu vurguladı. Şirketin sergilediği ürünler arasında Türkiye’nin en uzun menzilli milli balistik füzesi TAYFUN’un yanı sıra, Türkiye’nin hava savunma şemsiyesi olan “Çelik Kubbe”nin ana unsurları SİPER, HİSAR ve SUNGUR sistemleri de yer alıyor.
Deniz altından uzaya tam hakimiyet
Fuar boyunca su altı harbinin stratejik silahları olan AKYA ağır sınıf torpido ve ORKA hafif sınıf torpido ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. ROKETSAN ayrıca, önümüzdeki dönemde ilk testini gerçekleştirmeyi hedeflediği ŞİMŞEK-2 Uydu Fırlatma Aracı ile Türkiye’nin uzaydaki varlığını güçlendirme iddiasını da ortaya koyuyor. SAHA 2026, Türk mühendisliğinin ulaştığı son noktayı küresel savunma aktörleriyle buluşturmaya devam ediyor.

