Raytheon, Standard Missile-3 (SM-3) füze ailesinin tahrik teknolojilerini daha da ileriye taşımak amacıyla Voyager Technologies ile yeni bir sözleşme imzaladı. Yapılan anlaşma çerçevesinde Voyager, füzenin atmosfer dışındaki orta safha (exo-atmospheric midcourse) uçuşlarında yüksek hassasiyetle manevra yapmasını sağlayan katı kontrollü orantısal tahrik teknolojisini ve sapma, tutum ve kontrol sistemlerini (DACS) sağlayacak.
DACS teknolojisi; füzeler, önleyiciler ve uzay yükleri için kritik düzeyde yönlendirme, manevra ve stabilizasyon imkanı tanıyor. Çok eksenli manevra kabiliyeti sunan bu sistem; SM-3’ün kinetik harp başlığını gelen hedef üzerine yöneltmek için gereken sapma itkisi (divert thrust) ile birlikte savrulma (roll), pitch ve yaw (baş üstü ve sapma açıları) kontrollerini doğrudan karşılıyor. Voyager, bu kritik teknolojiyi 10 yılı aşkın süredir geliştirdiğini ve sistemin pek çok yeni nesil silah programı için temel teşkil ettiğini belirtiyor.
Üstün Kesinlik ve Güvenilirlik
Voyager Uzay, Savunma ve Ulusal Güvenlik Başkanı Matt Magaña, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Tahrik teknolojimiz ülkenin füze savunma mimarisine katkı sağlayarak eski sistemlere kıyasla daha yüksek kesinlik, üstün güvenilirlik ve daha güvenli operasyon imkanı sunuyor” ifadelerini kullandı.
Bu stratejik iş birliği, küresel ölçekte artan füze savunma sistemleri talebini karşılamanın yanı sıra düşük maliyetli ve yüksek ölçeklenebilir sistemler sunma sorumluluğunu da beraberinde getiriyor.
SM-3 Önleme Füzesi ve Çeşitleri
SM-3 füzeleri; ABD Donanması ve müttefik kuvvetler tarafından, kısa ile orta menzilli balistik füzeleri uzay boşluğunda etkisiz hale getirmek için kullanılan atmosfer dışı, çarparak imha etme (hit-to-kill) özellikli önleyici sistemler olarak öne çıkıyor.
SM-3 ailesi, Aegis donanımlı savaş gemilerinden ve karada konuşlu Aegis Ashore tesislerinden fırlatılabilen Block IB ve Block IIA gibi gelişmiş varyantları barındırıyor. Gelişmiş iki renkli kızılötesi arayıcı başlığa sahip Block IB 2014 yılında operasyonel hale gelmiş ve 2024’te ilk muharebe deneyimini yaşamıştı. Raytheon ve Japonya ortaklığıyla geliştirilen daha büyük roket motorlu ve kinetik harp başlığına sahip yeni nesil Block IIA ise Avrupa füze savunma sisteminin merkezinde yer alıyor.



