Kuzey Kore, bölgesel gerilimi tırmandıran askeri faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. 29 Aralık 2025 tarihinde yapılan resmi açıklamaya göre; Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, Sarı Deniz’e fırlatılan iki adet stratejik uzun menzilli seyir füzesinin test atışlarını bizzat denetledi. Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA), tatbikatın uzun menzilli füze birimlerinin savaşa hazırlık durumunu ve karşı taarruz kabiliyetini ölçmek amacıyla gerçekleştirildiğini duyurdu.
Güney Kore ordusu ise füzelerin Pyongyang yakınlarındaki Sunan bölgesinden fırlatıldığını tespit ettiğini açıkladı. Seul ve Washington yönetimleri, füzelerin izlediği rotayı anlık olarak takip ederek durumu “yakından izleme” seviyesinde tuttuklarını bildirdi. Bu test, Kuzey Kore’nin Kasım ayı başından bu yana gerçekleştirdiği ilk uzun menzilli seyir füzesi denemesi olarak kayıtlara geçti.
Seyir Füzelerinin Stratejik Tehlikesi
Kuzey Kore’nin son dönemde ağırlık verdiği seyir füzeleri, geleneksel balistik füzelerden farklı olarak hava savunma sistemleri için daha büyük bir tehdit oluşturuyor:
Düşük İrtifa ve Manevra: Seyir füzeleri, alçak irtifada uçmaları ve uçuş sırasında rota değiştirebilmeleri nedeniyle radarlar tarafından tespit edilmeleri ve önlenmeleri oldukça zordur.
Nükleer Kapasite: Kim Jong-Un, testin ardından yaptığı konuşmada; “hükümetin ve iktidar partisinin devletin nükleer savaş gücünün sınırsız ve sürdürülebilir gelişimi için tüm çabayı göstereceğini” belirterek füzelerin nükleer başlık taşıma potansiyeline işaret etti.
Caydırıcılık Hedefi: Pyongyang yönetimi, bu denemelerin ABD ve müttefiklerine karşı “geri döndürülemez” bir nükleer devlet olma stratejisinin parçası olduğunu vurguluyor.
Diplomasi ve Trump Faktörü
Füze denemesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgeyi ziyaret etmesi ve Kim Jong-Un ile görüşmeye ilgi duyduğunu açıklamasının hemen ardından geldi. Kuzey Kore tarafının, Trump’ın diyalog çağrılarına henüz resmi bir yanıt vermeyip füze testleriyle karşılık vermesi; “masaya güçlü bir pozisyonla oturma” veya “diplomatik ilgiyi askeri baskıyla dengeleme” çabası olarak yorumlanıyor.
Güney Koreli askeri analistler, Pyongyang’ın 2026 yılına girerken yeni nesil hipersonik füzeler ve denizaltıdan atılan füzelerle (SLBM) provokasyon dozunu artırabileceği uyarısında bulunuyor.


















