Pasifik Okyanusu’ndaki stratejik nüfuz mücadelesi yeni bir boyut kazandı. Avustralya, bölgedeki Çin etkisini dengelemek amacıyla Vanuatu ile 500 milyon Avustralya doları (yaklaşık 345 milyon ABD doları) değerinde dev bir ekonomik ve güvenlik anlaşması olan “Nakamal Anlaşması”nı resmen imzaladı. Anlaşmanın en dikkat çekici maddesi, Vanuatu topraklarında herhangi bir yabancı askeri üssün kurulmasını kesin olarak yasaklaması oldu.
Stratejik ortaklık: Nakamal Anlaşması
Canberra’da gerçekleşen imza töreninde konuşan Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, anlaşmanın bölgedeki güvenlik dengelerini korumak adına “kesinlik” sağladığını belirtti. Vanuatu Başbakanı Jotham Napat ile birlikte basının karşısına çıkan Albanese, “Bu anlaşma, Avustralya için ülkede herhangi bir yabancı askeri üs olmayacağına dair tam bir güvence sağlıyor,” ifadelerini kullandı.
Nakamal Anlaşması, sadece askeri bir yasak getirmiyor; aynı zamanda Avustralya’nın Vanuatu’daki polis eğitimleri, deniz güvenliği, siber güvenlik ve istihbarat iş birliğini artırmasını öngörüyor. Anlaşma metninde, Vanuatu’nun altyapı projelerinde “yabancı müdahalesinden” kaçınma taahhüdü de yer alıyor.
Bölgede “jeopolitik oyun” tartışması
Anlaşmanın imzalanmasının ardından Çin’den gelen tepkiler gecikmedi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Avustralya’yı “jeopolitik oyunlar” oynamakla suçladı. Sözcü, pasifik ada ülkeleriyle yapılan iş birliklerinin gelişime ve istikrara odaklanması gerektiğini belirterek, “Bu tür anlaşmalar üçüncü tarafları hedef almamalı,” dedi.
Pekin ve Canberra arasındaki gerilimin temelinde, Vanuatu’nun Luganville bölgesindeki rıhtım çalışmaları yatıyor. Bir dönem ABD’nin Pasifik’teki en büyük askeri üssü olan bu bölgenin Çin tarafından finanse edilerek genişletilmesi, Avustralya ve ABD’de buranın bir deniz üssüne dönüştürülebileceği endişesini doğurmuştu. Çin ve Vanuatu yönetimi ise tesisin sadece yolcu gemileri için kullanıldığını savunmuştu.
Pasifik’te Çin etkisini sınırlama çabası
Nakamal Anlaşması, Avustralya’nın Çin’in bölgedeki güvenlik ağırlığını sınırlandırma stratejisinin son halkası olarak görülüyor. Benzer bir durumu 2022 yılında Solomon Adaları ile imzaladığı gizli güvenlik paktıyla yaşayan Canberra, Vanuatu ile kurduğu bu yeni köprüyle olası bir Tayvan Boğazı krizine karşı Pasifik’teki savunma hattını tahkim etmeyi amaçlıyor.
Anlaşma, Vanuatu’nun Çin ile ekonomik bağlarını tamamen koparacağı anlamına gelmiyor. Ancak Vanuatu’nun artık altyapı projelerinde üçüncü taraflarla görüşürken Avustralya’ya danışma yükümlülüğü bulunuyor. Uzmanlar, bu durumun Pekin ve Canberra arasındaki nüfuz mücadelesinin önümüzdeki dönemde daha da karmaşıklaşacağını ve Vanuatu’nun bu iki güç arasında denge politikasını sürdürmeye çalışacağını öngörüyor.



