ABD’nin NATO savunma planlarına atadığı askeri varlıkları azaltma kararı, ittifak içerisinde kısa süreli bir hareketliliğe neden olmuştu. Ancak NATO’nun Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Hava Kuvvetleri Generali Alex Grynkewich, Türkiye’de düzenlenen NATO zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, oluşan kapasite boşluklarının büyük bir kısmının Avrupa ülkeleri tarafından hızla doldurulduğunu belirtti.
Kritik eksiklikler giderildi
Pentagon’un Haziran ayında NATO’ya bildirdiği azaltma kararı; uçak gemileri, destek gemileri, havadan yakıt ikmal uçakları ve düzinelerce savaş uçağını kapsıyordu. General Grynkewich, müttefiklerin bu eksikliklerin çoğunu haftalar içinde kapattığını ifade etti.
Grynkewich, Avrupa ülkelerinin doğrudan eşdeğer sistemleri sağlayamadığı durumlarda ise NATO’nun aynı operasyonel etkiyi yaratacak alternatif yetenekler belirlediğini vurguladı.
İngiltere’den kritik adım
Bu süreçte İngiltere, ikinci bir uçak gemisinin ve ek F-35 savaş uçaklarının olası NATO operasyonları için hazırlık seviyesini yükselterek ittifakın savunma kapasitesine önemli bir katkı sağladı.
“Önemli olan kriz anındaki müdahale”
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD’nin hamlesinin pratikte yaratacağı etkinin sınırlı olacağını savundu. Rutte, askeri varlıkların halihazırda nerede konuşlandığından ziyade, bir kriz anında savunma planlarına hangi güçlerin atanacağının daha kritik olduğunu belirtti. Genel Sekreter ayrıca, ittifakın kolektif savunma planlarının devreye girmesi durumunda Washington’ın Avrupa’yı desteklemeye devam edeceğinin altını çizdi.
Rusya tehdidine karşı artan sorumluluk
Avrupa’nın savunma kapasitesini artırma çabaları, kıtanın kendi güvenliğinin sorumluluğunu daha fazla üstlenmesi gerektiği yönündeki genel endişelerle de örtüşüyor.
Geçtiğimiz ay Hollanda Savunma Bakanlığı, güvenlik ortamının hızla kötüleştiğine dair dikkat çekici bir uyarı yayımladı. Bakanlık, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşın sona ermesinden sonraki bir yıl içinde bir NATO üyesine karşı “sınırlı” bir askeri harekat başlatabilecek kapasiteye ulaşabileceğini öngördü. Yayınlanan yıllık savunma stratejisinde, Avrupa’nın barış ile savaş arasında “gri bir alanda” faaliyet gösterdiği belirtilirken, Rusya’nın Avrupa ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığı istihbarat raporlarıyla desteklendi.



