Misket Bombası Koalisyonu (CMC) bünyesinde faaliyet gösteren araştırma ağının yayımladığı son izleme raporu, geniş alanlara saçılan küçük patlayıcıların (bombacık) yol açtığı insani yıkımı gözler önüne serdi. Rapora göre, geçtiğimiz yıl dünya genelinde misket bombaları nedeniyle en az 1.063 kişi yaşamını yitirdi ya da yaralandı. Bu sayı, tutulan kayıtlardaki en yüksek üçüncü yıllık can kaybı bilançosu olarak kayıtlara geçti.
Kayıtlara geçen kurbanların yüzde 87’sini çocukların da aralarında bulunduğu siviller oluşturdu. Etkilenen ülkeler genelinde 946 kişi doğrudan misket bombası saldırıları sırasında vurulurken, 117 kişi ise çatışmaların ardından yerde kalan patlamamış mühimmat kalıntıları (kör mühimmat) nedeniyle hayatını kaybetti veya yaralandı. Koalisyon, sahada belgelenemeyen çok sayıda vaka bulunması nedeniyle gerçek can kaybı ve yaralı sayısının çok daha yüksek olabileceği uyarısında bulundu.
Yeni can kayıpları ve yaralanmalar; Ukrayna, Suriye, Myanmar, Rusya, Lübnan, Afganistan, Kamboçya, Irak ve Laos’ta belgelendi.
En ağır bilanço dördüncü yıldır Ukrayna’da
Ukrayna, geçen yıl kaydedilen en az 927 kayıpla üst üste dördüncü yıl en fazla can kaybının yaşandığı ülke oldu. 2008 tarihli Misket Bombaları Sözleşmesi’ne (CCM) taraf olmayan hem Rusya hem de Ukrayna, çatışmalarda bu mühimmatları aktif olarak kullanmayı sürdürdü.
Moskova yönetimi misket bombalarının yasal olduğunu ve sivillere verilen zararların “hatalı kullanım”dan kaynaklandığını savunurken; Ukrayna ordusu söz konusu silahları uluslararası insancıl hukuka uygun şekilde kullandığını belirtti. Araştırmacılar ayrıca, Rus birliklerinin Ukrayna cephesinde 2025 yılı içerisinde Kuzey Kore menşeli misket bombalarını da sahaya sürdüğünü tespit etti.
Yeni üretimler, bölgesel çatışmalar ve küresel iddialar
- Kullanımın yayıldığı coğrafyalar: Raporda Myanmar ordusunun kendi topraklarında, İran’ın İsrail’e yönelik saldırılarında ve Tayland’ın Kamboçya sınırındaki çatışmalarda misket bombası kullandığı belgelendi. Mali’de de kullanım tespit edilirken fail netleştirilemedi.
- İncelemeye alınan diğer iddialar: Pakistan’ın Afganistan’da, ABD veya İsrail’in İran’da, Husilerin İsrail’e karşı ve İsrail’in Lübnan’da misket bombası kullandığına dair çeşitli iddialar araştırma kapsamında yer aldı.
- 18 ülkede üretim ve stok: Çin, Hindistan, İsrail, Myanmar, Kuzey Kore, Polonya, Romanya, Rusya ve Güney Kore’de yeni mühimmat üretimine dair kanıtlar saptandı. Toplam 18 ülke misket bombası üretmeyi ya da üretim hakkını saklı tutmayı sürdürüyor. Rapora göre İsrail, geçtiğimiz yılın eylül ayında ABD’ye transfer edilmek üzere misket bombası üretimi için sözleşme imzaladı.
Fon kesintileri temizlik ve yardım faaliyetlerini vurdu
2008 tarihli Misket Bombaları Sözleşmesi’nin 112 taraf devleti ve 12 imzacı ülkesi bulunuyor. Sözleşmeye katıldıktan sonra silahı kullandığı, ürettiği veya transfer ettiği kesinleşen bir üye ülke bulunmazken; Litvanya 2025 yılında anlaşmadan çekilen ilk ülke oldu. Bugüne kadar 42 taraf ülke beyan ettiği cephanelikleri imha ederek 1,49 milyon misket bombasını ve 179 milyon bombacığı bertaraf etti.
2025 yılında sivillerin kullanımına açılan temizlenmiş arazi miktarı yüzde 15 artış gösterse de dünya genelinde 29 ülke ve bölge patlamamış kalıntıların tehdidi altında yaşamaya devam ediyor. Temizlik ve kurban destek çalışmaları için yaklaşık 116 milyon dolarlık kaynak sağlandı; ancak ABD’nin dış yardım kesintileri Güneydoğu Asya’daki operasyonları aksattı ve Afganistan, Irak ve Güney Sudan’daki mayın temizleme kapasitesini düşürdü. Kesintiler nedeniyle Laos’taki büyük bir mağdur destek projesi faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.
Bombardımanların sona ermesinin üzerinden 50 yılı aşkın süre geçmesine rağmen Laos, dünyada misket bombası kalıntılarından en çok etkilenen ülke olmaya devam ediyor.


















