Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayiindeki amiral gemisi olan Milli Muharip Uçak KAAN, uluslararası stratejik ortaklıklar için kritik bir dönemece girdi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Suudi Arabistan’ın 5. nesil savaş uçağı projesi KAAN’a dahil olma isteğini resmen teyit ederek, iş birliği için takvimin oldukça yakın olduğunu işaret etti.
Demiroğlu, yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan, KAAN projesine dahil olmak istiyor. Belki bu sene içerisinde, belki daha da yakın, güzel bir haberi sizlerle paylaşmayı ümit ediyoruz” ifadelerini kullanarak sürecin ileri bir aşamada olduğunun sinyalini verdi.
Stratejik Ortaklığın Boyutları: Finans ve Teknoloji
Suudi Arabistan’ın KAAN projesine dahil olması, sadece bir satış sözleşmesi değil, çok boyutlu bir savunma paktı niteliği taşıyor:
-
Maliyet Paylaşımı: 5. nesil uçak geliştirme süreçlerinin yüksek maliyetleri, Suudi Arabistan gibi finansal gücü yüksek bir ortağın katılımıyla Türkiye üzerindeki yükü hafifletecek.
-
Seri Üretim Hızı: Suudi Arabistan’ın “Vizyon 2030” hedefleri doğrultusunda yerli üretim kapasitesini artırma isteği, uçağın seri üretim hatlarının genişlemesine ve birim maliyetlerinin düşmesine katkı sağlayacak.
-
Jeopolitik Güç Birliği: Bölgesel iki büyük gücün en gelişmiş hava platformu üzerinde ortaklık kurması, Orta Doğu’daki askeri dengeleri Türkiye lehine değiştirecek.
KAAN Projesinde Son Durum ve İhracat Vizyonu
KAAN, ilk uçuşunun ardından planlanan test takvimini başarıyla sürdürüyor. Projenin Azerbaycan’dan sonra Suudi Arabistan gibi küresel savunma pazarının en büyük alıcılarından birini çekmesi, uçağın teknik kabiliyetlerine olan güvenin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Beklenen “Güzel Haber” Ne Olabilir?
Demiroğlu’nun “belki bu sene içerisinde” vurgusu, uçağın bazı alt sistemlerinin Suudi Arabistan’da üretilmesi veya uçağın gelecekteki modifikasyonlarında ortak mühendislik çalışmalarının yürütülmesini içeren geniş kapsamlı bir Hükümetlerarası Anlaşma (G2G) imzalanabileceğine işaret ediyor.

