Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN, teknoloji gösterim aşamasını geride bırakarak seri üretim ve operasyonel hazırlık sürecine odaklandı. İspanyol basını, TUSAŞ’ın önümüzdeki dönemde 4 ila 6 adet prototip ile yoğun bir test takvimi yürüteceğine dikkat çekiyor.
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun açıklamalarına dayandırılan haberde, bu yeni prototiplerin sadece birer uçak değil, kapsamlı doğrulama araçları olduğu vurgulanıyor. Bu süreçte gerçekleştirilecek kritik çalışmalar şunlar olacak:
- Yapısal ve Aerodinamik Testler: Uçağın uçuş zarfının genişletilmesi.
- Sistem Entegrasyonu: Aviyonik sistemler, sensörler ve görev yazılımlarının doğrulanması.
- Silah ve Radar: Yerli mühimmatların entegrasyonu ve radar görünürlüğü (stealth) performansının ölçümü.
İlk teslimat 2028’de: Block-10 standardı
Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan 20 uçaklık ilk sözleşme, takvimi netleştirmiş durumda. 2028 sonu ile 2029’un ilk çeyreğinde Hava Kuvvetleri envanterine girmesi planlanan Block-10 konfigürasyonunda, teknik riskleri minimize etmek ve programı hızlandırmak adına General Electric üretimi F110-GE-129 motorları kullanılacak.
İspanyol analistlere göre bu hamle, Türkiye’nin “aşamalı geliştirme stratejisi”nin bir yansıması. Milli motor TF35000 ise teknik olgunluğa ulaştığında, projenin ileri bloklarında yerini alacak.
Türk Hava Kuvvetleri’nin yeni “ağ merkezli” vizyonu
KAAN’ın sadece bir hava aracı değil, Türk Hava Kuvvetleri’nin gelecek vizyonunun merkezinde yer alacağı belirtiliyor. Analizde, KAAN’ın modern F-16’lar, planlanan Eurofighter Typhoon tedariki ve insansız savaş uçaklarıyla (KIZILELMA gibi) birlikte entegre bir yapıda görev yapacağı ifade ediliyor.
Defensa y Seguridad’e göre, Türkiye artık uçuş testlerinden operasyonel olgunluğa geçişin en kritik safhasında bulunuyor. Projenin başarıyla ilerlemesi, Türk savunma sanayiinin global pazardaki yerini de kökten değiştirecek bir “oyun değiştirici” olarak nitelendiriliyor.

