İran savaşı İngiliz ordusundaki zafiyeti ortaya çıkardı
Dünya

İran savaşı İngiliz ordusundaki zafiyeti ortaya çıkardı

Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar, bir zamanlar dünyanın en güçlü donanmasına sahip olan İngiltere’nin askeri gücündeki dramatik düşüşü çarpıcı bir şekilde belgeledi. Mart ayında Kıbrıs’taki bir İngiliz üssünün dron saldırısıyla hedef alınmasının ardından, Londra yönetiminin Doğu Akdeniz’e tek bir savaş gemisi göndermesi üç hafta sürdü. Buna karşın Fransa, Yunanistan ve İtalya, saldırıdan sadece birkaç gün sonra bölgeye gemilerini sevk etmeyi başardı.

Müttefiklerden gelen sert eleştiriler

İngiltere’nin zayıflayan askeri kapasitesi müttefikleri nezdinde de itibar kaybına neden oluyor:

  • ABD Başkanı Donald Trump: İngiltere’nin iki uçak gemisini “oyuncak” olarak nitelendirerek küçümsedi.
  • ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth: Kraliyet Donanması ile “büyük, kötü donanma” diyerek alay etti.

Başbakan Starmer ise savunma bütçesinde Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük sürdürülebilir artışı yaptıklarını belirterek eleştirilere yanıt veriyor. Ancak rakamlar, ordunun 19. yüzyıl başından bu yana en küçük seviyeye gerilediğini gösteriyor.

Kuvvet bazında mevcut durum ve gerileme

Kraliyet Donanması (Royal Navy): 1991’de 62 bin personeli ve 50 muhrip/fırkateyni olan donanma, bugün 38 bin personel ve sadece 13 muhrip/fırkateyn ile operasyon yürütmeye çalışıyor. Mevcut gemilerin bir kısmı bakımdayken, yaşlanan fırkateynlerin yerini alacak olan Tip 26 ve Tip 31 sınıflarının hizmete girmesi henüz bekleniyor. Donanma bütçesinin beşte biri ise nükleer caydırıcılık sağlayan denizaltılara ayrılmış durumda.

Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF): Soğuk Savaş sonunda 700 olan savaş uçağı sayısı, günümüzde 150’nin altına (Eurofighter Typhoon ve F-35) düşmüş durumda. Personel sayısı ise aynı dönemde 88 binden 31 bine geriledi.

Kara Kuvvetleri: Personel sayısı 148 binden 74 bine inerek yarı yarıya azaldı. Envanterdeki operasyonel ana muharebe tankı sayısı ise 1.200’den yaklaşık 150’ye kadar geriledi.

Stratejik sıkışma ve gelecek vizyonu

İngiltere şu anda hem Orta Doğu’daki savunma misyonlarını yürütmek hem de Kuzey Atlantik’te artan Rus denizaltı tehdidini takip etmek arasında sıkışmış durumda. Mevcut kapasite eksikliği, İngiltere’nin küresel krizlerde eskisi gibi aktif rol oynamasını zorlaştırırken, hükümetin savunma harcamalarını GSYH’nin %2,5’ine çıkarma vaadinin ne zaman gerçekleşeceği merak konusu olmaya devam ediyor.