Türk Hava Kuvvetleri, modern muharebe sahasının en karmaşık disiplinlerinden biri olan **”Çok Uçaklı Taarruz Eğitimi”**ni (Large Force Employment – LFE) elektronik harp desteğiyle başarıyla tamamladı. Ege ve Doğu Akdeniz semalarında geniş bir katılımla icra edilen eğitim, Hava Kuvvetleri’nin farklı platformları arasındaki koordinasyonu ve düşman hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirme kapasitesini test etti.
🇹🇷 Türk Hava Kuvvetleri tarafından elektronik harp destekli “Çok Uçaklı Taarruz Eğitimi” başarıyla icra edildi. pic.twitter.com/VwJkAVrsUZ
— Savunma Plus (@savunmaplus) February 9, 2026
Eğitim kapsamında, dost ve düşman kuvvetleri simüle eden “Mavi” ve “Kırmızı” ekipler karşı karşıya gelerek gerçeğe yakın muharebe senaryolarını uyguladı.
Elektronik Harp ve SEAD/DEAD Görevleri
Eğitimin en kritik safhasını, düşman radarlarının kör edilmesi ve hava savunma bataryalarının etkisiz hale getirilmesi (SEAD/DEAD) oluşturdu:
Hava Savunma Baskısı: F-16 platformları, gelişmiş elektronik harp podları ve yapay zeka destekli hedefleme sistemleri kullanarak simüle edilen düşman radarlarını bastırdı.
Hava-Hava ve Hava-Yer Entegrasyonu: Taarruz paketindeki uçaklar, elektronik harp koruması altında stratejik yer hedeflerine sızma ve imha görevlerini icra ederken; avcı uçakları üst irtifada hava hakimiyetini korudu.
Havada İhbar Kontrol ve Yakıt İkmali
Eğitimin lojistik ve komuta ayağında ise “Göklerin Gözü” olarak bilinen HİK (Havada İhbar Kontrol) uçakları ile tanker uçaklar hayati rol oynadı:
Komuta Kontrol: E-7T Barış Kartalı uçakları, geniş radar menziliyle operasyonun taktik yönetimini gerçekleştirerek pilotlara anlık veri akışı sağladı.
Kesintisiz Harekat: KC-135R tanker uçakları, taarruz grubuna havada yakıt ikmali yaparak operasyonun menzilini ve süresini artırdı.
Stratejik Mesaj ve Harbe Hazırlık
Bu kapsamlı eğitim, Türk Hava Kuvvetleri’nin sadece bireysel pilot yeteneklerini değil, aynı zamanda karmaşık ve çok katmanlı bir hava harekatını yönetme becerisini de gözler önüne serdi. Elektronik harp unsurlarının yoğun kullanımı, Türkiye’nin yerli İHA/SİHA ve stand-off mühimmatlarıyla entegre çalışan modern hava doktrininin bir parçası olarak değerlendiriliyor.


















