Filipinler silahlı kuvvetleri, küresel güvenlik ortamında evirilen tehditlere uyum sağlamak ve askeri altyapısını güçlendirmek amacıyla stratejik bir adım atmaya hazırlanıyor. Manila Times’ın aktardığı bilgilere göre, Filipinler Silahlı Kuvvetleri (AFP) bünyesinde siber güvenlik ve yapay zeka alanında uzmanlaşmış profesyonellerin istihdam edilmesi için resmi süreç başlatıldı.
Modernizasyon Stratejisi ve Yeni Uzmanlık Alanları
Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Albay Francel Margareth Padilla, bu planın ordunun geleneksel askeri kabiliyetlerin yanı sıra teknik uzmanlığa verdiği önemi artıran modernizasyon stratejisinin bir yansıması olduğunu belirtti. Padilla, gelecekteki çatışma ve krizlerin yalnızca asker ve mühimmat gücüne değil; aynı zamanda siber operasyonlara, dijital istihbarata ve gelişmiş teknolojilere dayanacağını vurguladı.
Yeni dönemde işe alınacak uzmanların; kritik ağların korunması, siber dayanıklılığın artırılması ve operasyonel kararları destekleyecek analitik kapasitelerin geliştirilmesi süreçlerinde aktif rol oynaması bekleniyor. İşe alım kriterleri ve uygulama yönergelerinin Savunma Bakanlığı (DND) ile askeri kuvvet kolları tarafından sonlandırılmasının ardından sürecin detaylarının kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
Siber Güvenlik Altyapısı ve Bölgesel Tehditler
Atılan bu yeni adım, Filipinler hükümetinin ulusal siber güvenliği artırmaya yönelik genel politikalarıyla paralel bir seyir izliyor. Haziran ayında başkent Manila’ya bağlı Valenzuela şehrinde, Güney Kore Uluslararası İş Birliği Ajansı’nın (KOICA) 25 milyon dolarlık hibesiyle finanse edilen yeni Ulusal Siber Güvenlik Merkezi’nin temelleri atılmıştı. Söz konusu tesisin, ülkenin siber savunma kapasitesini modernize etmesi ve nitelikli iş gücü gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor.
Yetkililer, ülkedeki siber tehdit endişelerinin geçen yıl Başkanlık Ofisi’ni hedef alan şüpheli bir Çin bağlantılı siber saldırının açığa çıkmasıyla tırmandığına dikkat çekiyor. Herhangi bir hassas verinin ele geçirilmediği açıklansa da bu tür sızma girişimlerinin, Güney Çin Denizi’ndeki jeopolitik gerilimlerle bağlantılı askeri bilgileri elde etmeyi amaçlayan geniş kampanyaların bir parçası olduğu değerlendiriliyor.



