Orta Doğu’da gerilim tırmanmaya devam ederken ABD ordusundan dikkat çekici bir hamle geldi. CNN tarafından ele geçirilen sızdırılmış bir dahili e-postaya göre, ABD Merkez Komutanlığı’ndaki (CENTCOM) üst düzey subaylar, askeri istihbarat analistlerine çağrıda bulunarak İran’a baskı uygulamak ve ülkeyi cezalandırmak amacıyla “yaratıcı ve alışılmadık” fikirler sunmalarını istedi.
Mevcut stratejisini gözden geçiren komutanlığın bu mesajı, haftalardır süren hava saldırılarının Tahran ile diplomatik bir çıkış yolu veya uzlaşı sağlamada yetersiz kalmasının ardından atması dikkat çekti. CENTCOM sözcüsü Yüzbaşı Timothy Hawkins e-postanın içeriği hakkında doğrudan bir yorum yapmaktan kaçınırken, komutanlığın operasyonel etkinliği artırmak için her düzeydeki personelden fikir teşvik etme konusunda köklü bir geleneğe sahip olduğunu belirtti.
Hava kampanyasının sınırları ve istihbarat değerlendirmeleri
Yürütülen hava harekâtlarının Tahran’ın müzakere pozisyonunu veya tutumunu anlamlı ölçüde değiştirmesinin pek olası olmadığı, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve Savunma İstihbarat Ajansı (DIA) tarafından da rapor edildi. Buna rağmen Washington yönetimi, nükleer bağlantılı ekipman veya materyal barındırdığı düşünülen tesislere yönelik olası yeni saldırı seçeneklerini değerlendirmeyi sürdürüyor.
Bu kapsamda, Natanz uranyum zenginleştirme kompleksine yakın, ağır tahkim edilmiş bir yeraltı tesisi olan ve Kaz-e Kolang (Kazma Dağı) olarak da bilinen Kuh-e Kolang bölgesi dikkat çekiyor. BBC’nin haberine göre, bu dağın İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının bir kısmını barındırabileceğine dair doğrulanmamış iddialar bulunuyor. Natanz tesislerinin aksine, bu dağ bölgesi daha önceki ABD veya İsrail saldırılarında doğrudan hedef alınmamıştı.
Tırmandırma riskleri ve azalan füze stokları
Askeri planlamacılar, İran’ın füze altyapısını hedef alacak daha geniş kampanyalar için alternatifler sunmuş olsa da; yetkililer azalan önleyici füze (interceptor) stokları, sivil kayıp riskleri ve daha geniş bir bölgesel savaşa yol açma ihtimali nedeniyle şimdilik yeni bir tırmandırmadan kaçınıldığını ifade ediyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, şubat ayı sonundan bu yana İran’da 1.300’den fazla sivil hayatını kaybederken; son çatışma dalgasında yerel makamlar en az 60 kişinin öldüğünü ve yaklaşık 670 kişinin yaralandığını bildirdi. Stratejik tıkanıklık yaşayan Washington ve CENTCOM yönetimi, sahada yeni ve alışılmadık çıkış yolları aramaya devam ediyor.



