Birleşik Arap Emirlikleri merkezli savunma firması TAC Armored Vehicles LLC, zırhlı personel taşıyıcıları için geliştirdiği modüler “Active Anti-Drone Net” (Q-NET) sistemini tanıttı. Firma açıklamasına göre sistem, Ukrayna-Rusya savaşı gibi drone yoğun çatışma alanlarından edinilen tecrübeler ışığında geliştirildi.
Tanıtılan sistem, şirketin Jedi adlı zırhlı personel taşıyıcısı üzerine entegrasyonla birlikte sunuluyor. Jedi, Toyota Land Cruiser 79 şasisi üzerine inşa edilmiş ve V-şekilli gövdesiyle STANAG II düzeyinde patlama koruması sağlıyor. Q-NET sistemi ise hafif kablo örgüsü (cable mesh) şeklinde uygulanmış olup, araç ağırlığını önemli ölçüde artırmadan üstten saldıran düşük irtifalı patlayıcı dronlara ve RPG atımlarına karşı koruma sağlıyor.
Firma, sistemin öncelikli olarak “patlayıcı dron saldırıları ve roketatar (RPG) tehdidine karşı” geliştirdiğini, kablo ağı sayesinde dronun araçla doğrudan temas etmesini önleyerek patlamayı araç dışına yönlendirdiğini belirtti. Ayrıca sistemin geleneksel kafes-zırh yaklaşımlarına kıyasla ağırlık dezavantajı taşımadığını vurguladı.
Bu gelişmenin teknik ve stratejik açıdan bazı çıkarımları şöyle:
İnsansız hava sistemleri (İHA) ve kamikaze dron tehditleri, özellikle hafif ve orta sınıf zırhlı araçları ciddi biçimde savunmasız bırakıyor. Zırhlı araçlara yönelik üstten gelen düşük izli tehditlere karşı aktif koruma sistemleri giderek kritikleşiyor.
Q-NET gibi fiziksel ağ-temelli çözümler, elektronik harp ya da lazer tabanlı savunma sistemlerine kıyasla daha düşük maliyetli ve lojistik olarak daha kolay konuşlandırılabilir alternatifler sunuyor.
Türkiye açısından, benzer tehdit ortamlarında yerli zırhlı araçlar ve koruma sistemlerinin geliştirilmesine (örneğin APS, yükseklik koruması ya da aktif ağ sistemleri) ihtiyaç olduğu bir kez daha vurgulanmış oldu. Zırhlı araçların yalnızca zırh kalınlığıyla değil, tehdit alanlarını kapsayan entegre koruma yaklaşımlarıyla donatılması önem kazanıyor.


















