ABD hükümeti, yıllardır diplomatik çevrelerde tartışılan ve “Havana Sendromu” olarak adlandırılan gizemli nörolojik rahatsızlıktan etkilenen personele yönelik ilk tazminat ödemelerini gerçekleştirdi. Savunma Bakanlığı, 2021 yılında yürürlüğe giren HAVANA Yasası çerçevesinde yaklaşık 3 milyon dolarlık bir ödeme yapıldığını duyurdu.
İlk tazminat ödemesi yapıldı
ABD Savunma Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, mağdur personelin bakımının öncelik olduğu belirtilerek, söz konusu ödemelerin herhangi bir başkanlık yönetimi altında gerçekleştirilen “ilk HAVANA Yasası ödemeleri” olduğuna dikkat çekildi. Bakanlık, mağdurlara yönelik destek süreçlerinin şeffaflık ve bilimsel bütünlük ilkeleriyle sürdürüleceğini vurguladı.
Havana Sendromu nedir?
Havana Sendromu, ilk kez 2016 yılında Küba’nın başkenti Havana’da görev yapan ABD’li diplomatların gece saatlerinde duydukları keskin sesler ve ardından yaşadıkları sağlık sorunlarıyla kamuoyunun gündemine gelmişti.
Semptomlar: Diplomatlar; burun kanaması, şiddetli baş ağrısı, görme bozuklukları, baş dönmesi ve mide bulantısı gibi belirtiler rapor etmişti.
Küresel yayılım: Benzer vakalar daha sonra Çin, Avrupa ve ABD’nin başkenti Washington’daki büyükelçilik personeli tarafından da bildirilmişti.
“Yönlendirilmiş enerji” iddiası ve soruşturmalar
Olayın ilk yıllarında, yabancı bir gücün sonar silahı, mikrodalga veya elektronik harp yöntemleriyle diplomatları hedef aldığına dair güçlü şüpheler oluşmuştu. Bu durum, 2017 yılında ABD’nin Havana’daki elçilik personelinin büyük bir kısmını geri çekmesine ve Kübalı diplomatları sınır dışı etmesine yol açmıştı.
Bununla birlikte, Biden yönetimi döneminde, 2023 yılında Havana’daki göçmenlik ofisinin yeniden açılması gibi adımlarla tansiyonun düşürülmeye çalışıldığı görüldü. 2025 yılının başlarında yayımlanan bir ABD istihbarat değerlendirmesinde ise, semptomların arkasında yabancı bir düşmanın olmasının “çok düşük bir ihtimal” olduğu belirtilmişti.
Yeni görev gücü ve stratejik yaklaşım
Savunma Bakanlığı’nın tazminat ödemesiyle eş zamanlı olarak, “Anormal Sağlık Olayları” (AHI) ile ilgilenen mevcut görev gücünü, “Yönlendirilmiş Enerji Biyo-Etkileri Görev Gücü” (DEBE CFT) olarak yeniden yapılandırdığı açıklandı. Bu adımın, özellikle yönlendirilmiş enerji gibi fiziksel olmayan tehditlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştırmak ve mağdurlara yönelik tıbbi desteği artırmak için atıldığı ifade ediliyor.
ABD’li yetkililer, “kinetik olmayan tehditleri” azaltma konusundaki kararlılıklarının mutlak olduğunu belirterek, bu tür olaylara karşı operasyonel süreçlerini dinamik bir şekilde uyarlamaya devam edeceklerini vurguladı.

















