Yunanistan ile Türkiye arasında Ege adalarının silahsızlandırılmış statüsü konusundaki gerilim, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın son hamlesiyle yeni bir boyut kazandı. Dendias, uluslararası anlaşmalar (1923 Lozan ve 1947 Paris Antlaşmaları) gereği askeri amaçlarla kullanılmaması gereken, ancak Atina tarafından uzun süredir silahlandırılan Sisam (Samos) Adası’ndaki askeri üssü ziyaret etti. Türkiye kıyılarına sadece birkaç kilometre mesafede bulunan bu stratejik noktadaki incelemeler, Ankara’da “provokasyon” olarak nitelendirildi.


İran: ABD çok boyutlu savaş yürütüyor
İran: ABD çok boyutlu savaş yürütüyor
İçeriği Görüntüle

Yeni Savunma Doktrini ve “Aşil’in Kalkanı”

Ziyaret sırasında askeri personelle bir araya gelen Dendias, Yunanistan’ın savunma stratejisinde köklü bir değişikliğe gittiğini bir kez daha yineledi. “Aşil’in Kalkanı” projesi kapsamında Ege adalarını birer “füze kalesine” dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Bakan, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:

  • Füze Savunma Ağı: Ege’deki yüzlerce adaya dağıtılacak seyyar füze sistemleriyle denizi ve havayı Türkiye’ye “kapatacaklarını” öne sürdü.

  • İHA Tehdidi Vurgusu: Türkiye’nin İHA ve SİHA teknolojisindeki üstünlüğüne dikkat çekerek, her Yunan askerinin İHA eğitimi alması gerektiğini ve İsrail menşeli “anti-drone” sistemlerinin adalara yerleştirileceğini belirtti.

Türkiye’den Sert Tepki: “Hayalci Açıklamalar”

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Dendias’ın ziyaretine ve açıklamalarına gecikmeden yanıt verdi. Bakanlık kaynakları, Yunan yetkililerin söylemlerini “gerçeklerden kopuk ve hayalci” olarak tanımlarken, Türkiye’nin hiçbir ülke için tehdit olmadığını ancak kendi egemenlik haklarına yönelik saldırılara en sert yanıtı verecek güçte olduğunu vurguladı.

Sisam Adası gibi ana karaya çok yakın adaların silahlandırılmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu hatırlatan Türk makamları, Yunanistan’ın bu hamlelerinin bölgedeki “pozitif gündeme” zarar verdiğini ifade etti. Uzmanlar, Dendias’ın son dönemdeki şahin çıkışlarının Yunan iç siyasetine yönelik bir mesaj olma ihtimalinin yanı sıra, Doğu Akdeniz’deki askeri dengeleri değiştirme çabası olarak da görülebileceğini değerlendiriyor.

Savunma Plus