Nijerya hükümeti, 56 gün önce ülkenin güneybatısındaki Oyo eyaletinde kaçırılan 46 öğrenci ve öğretmenin, düzenlenen geniş çaplı bir operasyonla kurtarıldığını duyurdu. Boko Haram bağlantılı olduğu değerlendirilen silahlı grubun elindeki rehinelerin sağ salim kurtarılması, bölgede büyük bir rahatlama yarattı.
56 günlük kabus sona erdi
15 Mayıs tarihinde gerçekleşen saldırı, ülkenin en güvenli bölgelerinden biri olarak kabul edilen güneybatıda büyük bir şok etkisi yaratmıştı. Esiele ve Yawota bölgelerindeki okullardan kaçırılan öğrenciler ve öğretmenler için günlerce protestolar düzenlenmiş, öğretmenler sendikası ülke çapında bir aylık greve gitmişti.
Devlet Başkanı Bola Tinubu, yaptığı resmi açıklamada, askeri, polis ve istihbarat birimlerinin ortaklaşa yürüttüğü operasyon sonucunda rehinelerin kurtarıldığını belirtti. Tinubu, operasyon sırasında teröristlerden bazılarının etkisiz hale getirildiğini, 8 saldırganın ise tutuklandığını ifade etti.
Operasyonda “ödün verilmedi” vurgusu
Rehinelerin kurtarılma süreciyle ilgili detay veren hükümet sözcüsü Bayo Onanuga, kurtarma operasyonu sırasında saldırganlara karşı herhangi bir “ödün verilmediğini” (quid pro quo) özellikle vurguladı. Kaçıran grubun, tutuklu bulunan bir arkadaşlarının serbest bırakılması karşılığında rehineleri bırakmayı teklif ettiği ancak hükümetin bu talebi reddettiği biliniyor.
Boko Haram’ın güneydeki etkisi
Nijerya’da fidye amaçlı adam kaçırma vakaları genellikle kuzey bölgelerinde yaşanırken, güneybatıda bu tür kitlesel kaçırma olayları nadir görülüyor. Ancak bu son olay, Boko Haram örgütünün şiddet eylemlerini ülkenin güneyine yayma çabası olarak değerlendiriliyor.
Stratejik bir koz olarak öğrenciler
Savunma Bakanı Christopher Musa, saldırganların öğrencileri hükümete karşı bir “koz” olarak kullanmaya çalıştığını açıklamıştı. Uzmanlar, örgütün bölge genelindeki güvenlik istikrarını bozmayı amaçladığını belirtiyor.
Öte yandan, Nijerya’nın kuzeydoğusundaki Borno eyaletinde, Oyo’daki saldırıyla aynı gün kaçırılan 40’tan fazla öğrencinin akıbeti ise henüz belirsizliğini koruyor. Uluslararası toplum ve yerel yetkililer, bölgedeki okul güvenliği konusunda artan endişeler nedeniyle daha sıkı önlemler alınması çağrısında bulunmaya devam ediyor.

















