Nijerya Savunma Bakanı Christopher Musa, ülke genelindeki sivil vatandaşların askeri hizmetin getirdiği ağır sorumlulukları ve fiziksel zorlukları bizzat deneyimlemesi gerektiğini belirterek tüm Nijeryalılara temel askeri eğitim verilmesi yönünde dikkat çeken bir çağrıda bulundu.
African Leadership Podcast adlı yayında konuşan Musa; aşırı yorgunluk, günlerce süren uykusuzluk ve yoğun fiziksel efor gibi koşulların askeri eğitimin doğal bir parçası olduğunu ifade etti.
Askeri eğitimin bireylere hayata dair çok farklı bir bakış açısı kazandıracağını savunan Bakan Musa, “Aç kalmanın ne demek olduğunu, günlerce uykusuz çalışmanın ne anlama geldiğini ancak o zaman anlarsınız. Bu deneyim, askerleri eleştiren veya operasyonların neden sürdüğünü sorgulayan kişilere ordunun katlandığı fedakarlıkları izah etmekte yardımcı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Çok cepheli güvenlik krizi ve sivil kayıplar
Bakan Musa’nın açıklamaları, Nijerya ordusunun ülkenin farklı bölgelerinde eş zamanlı güvenlik krizleriyle mücadele ettiği bir dönemde geldi. Nijerya Silahlı Kuvvetleri, kuzeydoğuda uzun yıllardır devam eden cihatçı terör örgütlerine karşı operasyonlar yürütürken; kuzeybatı eyaletlerinde rehin alma ve yağma faaliyetleri yürüten organize silahlı çetelerle çatışıyor.
Öte yandan, terörle mücadele kapsamında icra edilen bazı askeri hava harekatlarında yaşanan sivil kayıplar ülkede kamuoyu tepkisini artırmış durumda. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), geçtiğimiz mayıs ayında Zamfara eyaletindeki bir pazar yerine düzenlenen hava saldırısında en az 100 sivilin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Bu olaydan bir ay önce ise kuzeydoğuda militanları hedef alan askeri jetlerin yine bir pazar yerini vurması sonucu 200’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğinden endişe edildiği bildirilmişti.
Tudun Biri trajedisi ve cezasızlık tartışmaları
Askeri operasyonlardaki sivil kayıpların en ağırı Aralık 2023’te Kaduna eyaletine bağlı Tudun Biri köyünde kaydedilmişti. Dini bir tören sırasında köye düzenlenen iki ardışık hava saldırısında, ilk vuruşun ardından yaralılara yardıma koşanlar da dahil olmak üzere 120’den fazla sivil yaşamını yitirmiş ve kurbanlar ertesi gün toplu mezarlara defnedilmişti.
Amnesty International, ordunun saldırılara dair birbiriyle çelişen resmi açıklamalar yapmasının yetkililerin bu ağır insan hakları ihlallerini örtbas etme çabasına işaret ettiğini savunarak bağımsız ve şeffaf bir soruşturma açılması çağrısını yineledi.

















