Çin’in yakın zamanda gerçekleştirdiği kıtalararası menzilli balistik füze denemesi, Pasifik ada devletlerinde diplomatik bir krize yol açtı. “Mavi Kıta” olarak adlandırdıkları paylaşılan yaşam alanlarının merkezine düşen füze, Çin ile ekonomik bağları olan ülkeler de dahil olmak üzere bölge genelinde geniş çaplı bir protesto dalgasını tetikledi.
“Mavi Kıta” doktrini ve artan tepkiler
Pasifik ada devletleri, okyanusu yalnızca bir su kütlesi olarak değil, ortak bir vatan ve “Mavi Kıta” olarak tanımlıyor. Nauru, Tuvalu ve Solomon Adaları arasındaki bölgeye düşen, nükleer kapasiteli ve sahte savaş başlığı taşıyan füze, bölge liderleri tarafından egemenlik alanlarına ve huzurlarına yönelik bir müdahale olarak görülüyor.
Palau Devlet Başkanı Surangel Whipps, füzenin tam olarak ada devletlerinin münhasır ekonomik bölgelerinin (EEZ) arasına düştüğüne dikkat çekerek, “Haberimiz olmadan, Pasifik’in kalbine düşen füzelerle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Füze testi bölgeyi neden endişelendiriyor?
Çin makamları, yapılan füze testinin herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve uluslararası hukuku ihlal etmediğini savundu. Ancak bölge uzmanları, testin zamanlaması ve şeffaflık eksikliği konusuna dikkat çekiyor.
Lowy Institute Pasifik Programı Direktörü Oliver Nobetau, füzenin düşürüldüğü noktanın uluslararası sularda yer alsa bile stratejik olarak kritik bir koridor olduğunu belirtti. Nobetau, “Neden bu testler, uluslararası suların çok daha geniş olduğu kuzey bölgelerinde yapılmıyor?” sorusunu yönelterek, yapılan testin bölge devletleri nezdinde bir “güç gösterisi” olarak algılandığını vurguladı.
Nükleer geçmişin hayaletleri ve gelecek kaygısı
Pasifik adaları, özellikle II. Dünya Savaşı’ndan kalma askeri miras ve ardından gelen nükleer denemelerin acı hatıralarıyla yaşayan bir coğrafya. Marshall Adaları’nda 1946-1958 yılları arasında ABD tarafından gerçekleştirilen 67 nükleer deneme, bölge halkının bu tür askeri faaliyetlere olan hassasiyetini en üst seviyeye taşıyor.
Kiribati hükümet yetkilisi Ruth Cross Kwansing, okyanusun bölge halkının geçim kaynağı ve kimliği olduğunu belirterek, “Okyanusun herhangi bir yerinde yaşananlar, hepimizin üzerinde yankılanıyor. Burası küresel güçler için boş bir alan veya tampon bölge değil; bizim mülkümüz ve yaşam alanımızdır” dedi.
Gelecek toplantıların gündemi belli oldu
Bölgedeki 18 üyeli Pasifik Adaları Forumu, önümüzdeki ay gerçekleşecek liderler zirvesinde bu konuyu masaya yatırmaya hazırlanıyor. Uzmanlar, bu testin sadece teknik bir detaydan ibaret olmadığını, aynı zamanda bölge ülkelerinin kolektif seslerini yükselterek “Nükleersiz Pasifik” vizyonlarını savunma kararlılıklarını pekiştirdiğini ifade ediyor.
Papua Yeni Gine Başbakanı James Marape ise durumun ciddiyetini özetleyen bir mesaj vererek, bunun Pasifik sularında yapılan “son füze testi” olması gerektiğini belirtti.

















