İngiltere Savunma Bakanlığı’na bağlı Defence Science and Technology Laboratory (Dstl), yarı iletken şirketi Amethyst Research ve Lancaster Üniversitesi ortaklığıyla, muharebe sahasındaki duman, toz ve yoğun görüş engellerini aşmak üzere yeni bir kızılötesi dedektör mimarisi geliştirdi. Geliştirilen teknoloji, yüksek performanslı askeri termal kameraların algılama verimliliğini 10 katın üzerinde artırırken, sistemlerin ağırlığını ve enerji tüketimini kayda değer oranda düşürmeyi hedefliyor.
Geleneksel yüksek performanslı termal görüntüleme sistemleri, cihazın kendi termal gürültüsünü bastırmak için yaklaşık -193°C (80K) seviyesinde kriyojenik soğutmaya ihtiyaç duyuyor. Bu durum, soğutma motorlarının hacmi ve ağırlığı nedeniyle gelişmiş termal sistemlerin daha çok ağır zırhlı araçlarda ve hava platformlarında kullanılmasına yol açıyordu.
Üçlü teknoloji mimarisi ve yüksek çalışma sıcaklığı
Yeni dedektör tasarımı, kızılötesi sinyali yakalama kapasitesini artıran üç temel teknik yeniliği tek bir yapıda birleştiriyor:
-
İnce Soğurucu Katman: İstenmeyen termal parazit ve gürültüyü asgariye indirerek zayıf kızılötesi sinyallerin hassasiyetle yakalanmasını sağlıyor.
-
Yarı İletken Yansıtıcı Ayna: Kızılötesi fotonları dedektörün aktif bölgesinde tutarak enerji kaybını önlüyor.
-
Dalga Boyu Altı Yüzey Yapıları: Gelen kızılötesi dalgaların soğurulma oranını artırarak dedektör hassasiyetini maksimize ediyor.
Bu birleşik yapı sayesinde dedektörün çalışma sıcaklığı -123°C (yaklaşık 150K) seviyelerine kadar yükseltilebiliyor. Çalışma sıcaklığındaki bu 70 derecelik fark, soğutma ünitesinin boyut, ağırlık ve güç gereksinimini (SWaP) ciddi ölçüde hafifletiyor.
İHA’lar ve piyade donanımlarına entegrasyon
Dstl, laboratuvar aşamasında kanıtlanan mimarinin bir sonraki fazında çalışan bir görüntüleme prototipi (demonstratör) inşa edeceğini duyurdu.
Ağır soğutma motorlarına duyulan bağımlılığın azalması; sistemin küçük boyutlu insansız hava araçlarına, keşif dronlarına ve piyadelerin taşıyabileceği hafif elektro-optik silahlara ve kask dürbünlerine entegre edilmesinin önünü açıyor. Böylece muharebe sahasında yoğun sis, kum fırtınası veya patlama kaynaklı duman bulutlarının ardındaki hedeflerin piyade seviyesinde dahi net biçimde tespit edilmesi hedefleniyor.



