Pentagon ve ABD Gaziler İşleri Bakanlığı (VA) destekli yeni bir bilimsel araştırma, askeri personelin görev ve eğitim süreçlerinde tekrarlayan düşük seviyeli patlama şok dalgalarına maruz kalmasının, uzun vadeli öfke, saldırganlık ve şiddet eğilimi ile doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Salt Lake City Sağlık Sistemi ile Utah Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesindeki araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmada; 10 bin gazinin toplam 3,64 milyon klinik kayıt metni büyük dil modelleri ve yapay zeka analizleriyle tarandı. Military Medicine dergisinde “When the Fuse Is Lit” başlığıyla yayımlanan sonuçlar, mesleki patlama maruziyetinin gazilerin davranış kontrolü üzerindeki etkilerini somut verilerle belgeledi.
Yüksek maruziyet grubunda öfke riski yüzde 22 daha fazla
Araştırma kapsamında topçu, zırhlı birlik ve silah eğitmenliği gibi yüksek patlama maruziyeti (MOBE) içeren görevlerde bulunan gaziler ile düşük riskli görevlerdeki personel karşılaştırıldı. Elde edilen temel veriler şu şekilde şekillendi:
-
Klinik Kayıt Oranları: Yüksek patlama maruziyetine sahip gazilerin yüzde 17,2’sinin sağlık kayıtlarında öfke, saldırganlık veya şiddet endişesi belgelenirken, düşük riskli grupta bu oran yüzde 12’de kaldı.
-
Bağımsız Risk Faktörü: Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), travmatik beyin hasarı (TBI) ve doğrudan sıcak çatışma maruziyeti gibi etkenler istatistiksel olarak filtrelendiğinde dahi, yüksek maruziyetli gruptaki gazilerin öfke sorunları yaşama olasılığının yüzde 22 daha yüksek olduğu belirlendi.
Araştırmanın başyazarı Dr. Eamonn Kennedy, elde edilen bulguların diğer askeri travmalardan tamamen bağımsız olarak uzun vadeli mesleki patlama maruziyetinin öfke kontrolü açısından başlı başına bir risk faktörü olduğunu kanıtladığını vurguladı.
Risklerin büyük kısmı rutin eğitimlerde oluşuyor
Bilim insanları, ani gelişen çatışma travmalarının aksine, mesleki patlama hasarlarının çoğunlukla rutin atış eğitimleri, ağır silah kullanımı ve kapı/duvar patlatma (breaching) tatbikatları sırasında zaman içinde biriktiğine dikkat çekti.
Patlamanın oluşturduğu mikro şok dalgalarının beyin dokusunda mikroskobik hasara ve kronik iltihaplanmaya yol açabileceği belirtilirken, bu durumun kontrollü eğitim sahalarında önlenebilir bir risk olduğuna işaret edildi. Uzmanlar; silah atış mesafelerinin yeniden düzenlenmesi, güvenlik protokollerinin güncellenmesi ve yeni nesil koruyucu teçhizat kullanımıyla askeri hazırlık seviyesini düşürmeden sağlık risklerinin asgariye indirilebileceğini ifade ediyor.



