Ukrayna’daki çatışmalarda bilgi harbi yeni bir boyuta evriliyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW), Rusya’nın sahada sağladığını öne sürdüğü askeri kazanımları kanıtlamak amacıyla yapay zekâ tarafından üretilen veya manipüle edilen görüntülere başvurduğunu bildirdi.
Yayımlanan raporda, Rus askeri kaynakları ve askeri blog yazarları tarafından paylaşılan çok sayıda cephe görüntüsünün dijital olarak üretildiği, bir kısmının ise geçmiş tarihli kayıtların güncelmiş gibi sunulmasından ibaret olduğu tespit edildi.
Oleksandrivka ve Huliaipole hattında sahte bayrak iddiaları
Moskova yönetiminin özellikle Oleksandrivka ve Huliaipole istikametlerinde elde edildiğini iddia ettiği kazanımların ardından, sosyal medyada geniş çaplı bir video dalgası dolaşıma sokuldu. Görüntülerde Rus askerlerinin söz konusu yerleşim yerlerinde bayrak açtığı ve mevzileri ele geçirdiği öne sürülmüştü.
ISW uzmanlarının yaptığı teknik incelemeler ise söz konusu görüntülerin güvenilir olmadığını gösterdi:
-
Yapay Zekâ Müdahalesi: Videoların önemli bir bölümünün doğrudan üretken yapay zekâ araçlarıyla hazırlandığı ya da mevcut kayıtların algoritmalarla dönüştürüldüğü saptandı.
-
Arşiv Manipülasyonu: Daha önceki operasyonlara ait eski video kayıtlarının yeniden montajlanarak güncel çatışma görüntüsü gibi servis edildiği belirlendi.
Sahadaki yavaşlamayı perdeleme stratejisi
Analistler, yapay zekâ destekli bu içeriklerin rastlantısal olmadığını; Kremlin’in iç kamuoyuna başarı algısı pompalamak ve uluslararası alanda Ukrayna savunmasının çöktüğü izlenimini yaratmak için yürüttüğü kapsamlı bir psikolojik harekâtın parçası olduğunu belirtiyor.
Dezenformasyon dalgasının hedefleri:
-
Sahada yavaşlayan veya duraklayan ilerleyişi örtbas etmek
-
Ukrayna birliklerinin moral ve motivasyonunu zayıflatmak
-
Batı kamuoyundaki askeri yardım ve direnç algısını kırmak
Uzmanlar, sentetik medya ve üretken yapay zekânın harp sahasında giderek daha yoğun kullanılması nedeniyle, doğrulanmamış açık kaynaklı video içeriklerine karşı bilgi teyidi süreçlerinin her zamankinden daha kritik hale geldiğini vurguluyor.



