İran’da Aralık 2025 sonunda ekonomik krizle başlayan ve hızla rejim karşıtı gösterilere dönüşen olaylar, Berlin-Tahran hattında diplomatik ipleri kopardı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Dışişleri Bakanı tarafından yapılan peş peşe açıklamalarla, Almanya’nın İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik politikasında “tavizsiz” bir döneme girildiği ilan edildi.


Almanya Dışişleri Bakanlığı, İran yönetiminin halkın desteğini tamamen kaybettiğini ve barışçıl protestolara yönelik “orantısız ve vahşi şiddet” kullanımının rejimin meşruiyetini sona erdirdiğini vurguladı. Başbakan Merz, Hindistan ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “İran hükümeti artık son günlerini ve haftalarını yaşıyor; bir rejim sadece güç kullanarak ayakta kalabiliyorsa, aslında bitmiş demektir,” diyerek en üst düzeyden tepki gösterdi.

Berlin’in Tedbir Masası: Neler Bekleniyor?

Almanya, Avrupa Birliği (AB) ile koordineli olarak İran’a yönelik “en ağır” yaptırımların hazırlığına başladı. Gündemdeki kritik maddeler şunlardır:

  • Yeni Yaptırım Paketi: AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın önerisiyle, göstericilere yönelik şiddetten sorumlu bakanlar ve yetkililere seyahat yasağı ve varlık dondurma kararları yolda.

  • Devrim Muhafızları (IRGC): Alman politikacılar ve Yeşiller Partisi, Devrim Muhafızları’nın AB’nin terör listesine alınması için baskıyı artırdı.

  • Diplomatik Kısıtlamalar: Almanya halihazırda İran’ın Frankfurt, Münih ve Hamburg başkonsolosluklarını kapatmış durumda. Diplomatik ilişkilerin “iş yürütme” seviyesinin altına indirilmesi tartışılıyor.

  • Teknik Destek: İnternet blackout (kesintisi) uygulayan Tahran’a karşı, İranlı protestocuların engelleri aşabilmesi için teknik destek sağlanması gündeme getirildi.

“Halkın Yanındayız” Mesajı

Almanya, Tahran’ın protestoları destekledikleri gerekçesiyle Avrupalı büyükelçileri bakanlığa çağırmasına (nota vermesine) rağmen geri adım atmadı. Lufthansa gibi Alman devleri, güvenlik gerekçesiyle Tahran uçuşlarını süresiz olarak askıya aldı.

Analistler, Almanya’nın bu sert tutumunun; sadece insan hakları ihlalleriyle değil, aynı zamanda İran’ın nükleer programındaki ilerleme ve Rusya’ya Ukrayna savaşında verdiği destekle de bağlantılı olduğunu belirtiyor. Eylül 2025’te tetiklenen “snapback” (yaptırımların geri gelmesi) mekanizmasıyla birlikte, 2026 yılı İran için diplomatik izolasyonun zirve yaptığı yıl olacak gibi görünüyor.

Savunma Plus