NATO içerisinde Arktik bölgesindeki askeri hazırlıklara dair dikkat çekici bir “kapasite zafiyeti” raporu gündeme oturdu. 23 Ocak 2026 tarihli analizlere göre ABD ordusu, aşırı soğuk ve buzla kaplı bölgelerdeki operasyonel kabiliyeti konusunda Avrupalı müttefiklerinin gerisinde kalıyor. NATO savunma yetkilileri, bölgedeki birincil askeri sorumluluğun artık İngiltere ve İskandinav ülkelerine geçtiğini teyit etti.
The Times tarafından aktarılan değerlendirmelere göre, ABD birlikleri son tatbikatlarda aşırı kış şartlarında manevra yapmakta ve ekipman kullanmakta zorluk yaşadı. Finlandiya, Norveç ve İsveç gibi ülkelerin ise dondurucu soğuklarda operasyon yapma konusunda ittifakın en hazırlıklı birimleri olduğu vurgulandı.
Finlandiyalı Rezervistlerden ABD Birliklerine “Ders”
Geçtiğimiz dönemde Norveç’te düzenlenen Joint Viking tatbikatı, bu güç dengesizliğini en net haliyle ortaya koydu:
Moral Bozan Üstünlük: Tatbikatta “işgalci” rolünü oynayan Finlandiyalı rezervistlerin, ABD birliklerine karşı kurduğu ezici üstünlük üzerine komutanların araya girdiği bildirildi.
Emirle Durdurma: Bir askeri kaynak, “Finlandiyalıların Amerikalıları yenmeyi durdurması istendi, çünkü bu durum Amerikalılar için utanç verici ve moral bozucu olmaya başlamıştı,” ifadelerini kullandı.
Hareket Kabiliyeti: Finlandiya birliklerinin derin kar ve sıfırın altındaki sıcaklıklarda taktik koordinasyon ve dayanıklılık açısından ABD ünitelerini geride bıraktığı gözlemlendi.
Teknoloji ve Deneyim Bağımlılığı
ABD’nin sadece sahada değil, teknolojik alanda da müttefiklerine bağımlı olduğu belirtiliyor. Pentagon’un buz kıran gemi teknolojisi ve buzlu sularda denizcilik uzmanlığı konusunda Finlandiya ve Norveç’in “savoir-faire” (teknik bilgi) birikimine muhtaç olduğu kaydedildi.
İngiltere Kraliyet Donanması’nın buz altı denizaltı devriyeleri ve P-8 Poseidon uçaklarıyla sağladığı gözetleme kabiliyeti, bölgedeki NATO varlığının temel direğini oluşturuyor. Uzmanlar, ABD’nin odağını Hint-Pasifik ve Avrupa’nın doğu kanadına kaydırmasının Arktik bölgesinde ciddi bir deneyim ve ekipman boşluğu yarattığına dikkat çekiyor.
Bu tablo, iklim değişikliğiyle birlikte ticari ve askeri önemi artan Arktik bölgesinde, Avrupa liderliğindeki yeni bir savunma mimarisinin gerekliliğini tartışmaya açtı.



















