Türk savunma sanayiinin insansız deniz araçları (İDA) vizyonunda tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. HAVELSAN ve Yonca-Onuk tersanesi iş birliğiyle geliştirilen SANCAR SİDA (Silahlı İnsansız Deniz Aracı), gerçekleştirilen resmi törenle Türk Deniz Kuvvetleri envanterine girerek aktif görevine başladı. Mavi Vatan’ın korunmasında “insansız güç” dönemini pekiştiren SANCAR, gelişmiş otonomi kabiliyetleri ve yüksek vuruş gücüyle denizlerdeki caydırıcılığın yeni temsilcisi oldu.
🌊 Mavi Vatan’da SANCAR Dönemi Başladı! 🇹🇷
Türk savunma sanayiinin insansız deniz araçları hamlesinde yeni bir aşama kaydedildi. HAVELSAN tarafından geliştirilen SANCAR SİDA (Silahlı İnsansız Deniz Aracı), resmen envantere alınarak görevine başladı.
SANCAR’ın Öne Çıkan Teknik… pic.twitter.com/vdaADa1ZhU
— Savunma Plus (@savunmaplus) February 24, 2026
SANCAR SİDA, operasyonel verimlilik çıtasını yukarı taşıyan teknik özellikleriyle dikkat çekiyor. Tek bir yakıt ikmaliyle 40 saat boyunca aralıksız seyir yapabilen araç, zorlu deniz koşullarında dahi kesintisiz keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerini icra edebiliyor. Üzerinde yer alan ASELSAN üretimi STAMP-2 uzaktan komutalı silah sistemi ve UMTAS/L-UMTAS füze entegrasyonu, SANCAR’ı su üstü harbi için etkili bir vuruş platformuna dönüştürüyor. Ayrıca, dünyada sayılı platformda bulunan ADVENT Savaş Yönetim Sistemi entegrasyonu sayesinde SANCAR, diğer insansız ve insanlı deniz unsurlarıyla tam uyumlu ve ağ merkezli bir şekilde çalışabiliyor.
Modüler yapısı sayesinde elektronik harp, mayın karşı tedbirleri ve denizaltı savunma harbi (DSH) gibi farklı görev tanımlarına göre hızla donatılabilen SANCAR, personel riskini sıfıra indirerek kritik üs ve liman savunmalarında aktif rol üstlenecek. Türk mühendisliğinin otonom sürüş ve sürü zekası konusundaki yetkinliğini sahaya yansıtan bu platform, Türkiye’nin denizlerdeki dijital kalkanının en önemli parçalarından biri olarak tanımlanıyor. SANCAR’ın envantere girişiyle birlikte Türkiye, insansız deniz araçlarını operasyonel bir doktrin çerçevesinde kullanan dünyadaki nadir ülkeler arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

