Küresel çatışma alanlarında dron teknolojilerinin ve otonom sistemlerin savaşın kaderini belirleyen unsurlar haline gelmesinin ardından, Asya’nın savunma devlerinden Hindistan da bu alandaki kabiliyetlerini yerlileştirmek adına tarihi bir projeye onay verdi. Yeni Delhi yönetimi, yerli insansız hava sistemleri ile dron savar (counter-drone) teknolojilerini araştırmak, geliştirmek ve üretmek amacıyla Uttar Pradeş eyaletinde 5 milyar rupi (yaklaşık 52.9 milyon dolar) bütçeli bir “Ulusal Askeri Dron Teknoloji Merkezi” kurulmasını resmi olarak karara bağladı.
IIT Kanpur Savunma Sanayisinin Üssü Olacak
Devlet destekli bu kritik tesis, Hindistan’ın en köklü ve prestijli eğitim kurumlarından biri olan Hindistan Teknoloji Enstitüsü Kanpur (IIT Kanpur) bünyesinde hayata geçirilecek. Kamu yetkilileri ve askeri uzmanlar tarafından yapılan ortak değerlendirmelerde; kurulacak bu yeni merkezin, ileri düzey otonom hava araçlarının araştırılması, laboratuvar düzeyinde geliştirilmesi ve nihayetinde operasyonel olarak sahaya sürülmesi (konuşlandırılması) süreçlerinde ülkenin merkezi üssü olacağı vurgulandı.
Uçtan Uca Yerli Mühimmat ve Faydalı Yük Üretimi
IIT Kanpur bünyesinde faaliyete geçecek olan yüksek teknoloji tesisi, ordunun insansız sistem ihtiyaçlarını dışa bağımlılık olmadan karşılayabilecek şu “uçtan uca” (end-to-end) entegre operasyonel kabiliyetleri bünyesinde barındıracak:
- Askeri Faydalı Yükler: Gelişmiş İHA sistemlerinde kullanılacak optik keşif/gözetleme sistemleri, elektronik harp modülleri ve askeri faydalı yüklerin montajı ile operasyonel doğrulama (validasyon) süreçleri yürütülecek.
- Ağ ve Komuta Sistemleri: Dron filolarının kendi aralarında veri aktarımı yapmasını sağlayan güvenli askeri ağ sistemleri ile bu araçları uzaktan sevk ve idare edecek modern yer kontrol istasyonları (GCS) tasarlanacak.
- Karşı Tedbir Teknolojileri: Sürü dron akınlarına ve düşman İHA tehditlerine karşı koyabilecek elektromanyetik karıştırma, fiziksel imha ve diğer ileri düzey drone savar karşı tedbir (countermeasure) teknolojileri geliştirilecek.
Hindistan’ın attığı bu 5 milyar rupilik dev stratejik adım, özellikle bölgesel güvenlik dinamiklerinin ve asimetrik tehditlerin hızla değiştiği Asya-Pasifik coğrafyasında ordunun operasyonel bağımsızlığını ve teknolojik egemenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.

















