Avrupalılar Rusya'ya karşı yetersiz olduklarını düşünüyor
Avrupalılar Rusya’ya karşı yetersiz olduklarını düşünüyor
İçeriği Görüntüle

Savunma analistlerinden gelen değerlendirmelere göre, Ukrayna’daki tank birlikleri kritik bir araç eksikliğiyle karşı karşıya. Araştırmalara göre, Rusya-Ukrayna savaşının başlarında envantere giren yaklaşık 1.500 tankın yalnızca üçte birden azı halen sahada tam muharebe kabiliyetine sahip durumda. Bu rakam, bazı birlikler için beş ya da altı muharebe-hazır tankla operasyon yürütmek anlamına geliyor.

Ukraynalı zırhlı harekât uzmanı Mykola Salamakha, tank taburlarında tipik olarak 30­–40 araç olması gerekirken “iyi durumda olan sadece beş ya da altı” diye özetliyor. Salamakha, hedefe göre hareket eden İHA ve kamikaze dronların zırhlı araçları ardışık saldırılarla tahrip ettiğini, tankların artık günün çoğunda “son argüman” olarak kullanıldığını belirtiyor.

Savaşın ilerleyen aşamalarında hem Ukrayna hem Rusya, zorlu arazi ve hava koşullarında tankların hareket kabiliyetini ciddi şekilde kısıtlayan duruma gelmiş durumda. Yaygın İHA kullanımı, zırhlı kolonlara 10 km geriden bile saldırı yapılabilmesine olanak tanıyor. Salamakha bu durumu şöyle açıklıyor: “Tanklar tespit edildiği an İHA saldırısı başlıyor. Arkada kalan destek kolonları bile güvenli değil.”

Bu durum, Türkiye gibi zırhlı araç kapasitesine sahip ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Değerlendirmelere göre:

  • Tank sayısı kadar bakım-onarım ve lojistik destek sistemi de kritik önem taşıyor.

  • İHA tehdidi, zırhlı harekâtı yeniden düşünmeye zorluyor. Klasik tank kolonları yüksek risk altına giriyor.

  • Savunma planlamasında “çok katmanlı harekât” yaklaşımlarına ağırlık verilmesi gerekebilir; hava-kara entegrasyonu ve erken tespit sistemleri ön plana çıkıyor.

Sonuç olarak, Ukrayna’da yaşanan tank araç sayısı ve sahada kullanım oranındaki düşüklük, modern harekât ortamının zırhlı birlikler üzerindeki etkisini net şekilde ortaya koyuyor. Tanklar hâlâ sahada önemli rol oynasa da, onları koruyacak unsurların ve lojistik altyapının da doğru şekilde yapılandırılması kaçınılmaz görünüyor.