Savunma ve havacılık dünyasında yapay zeka devrimi, yerli platformlarımızın merkezine yerleşti. Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) tarafından düzenlenen “AI Tomorrow Summit 2026” zirvesinde konuşan TUSAŞ Dijital Dönüşüm Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Emir Beyribey, yapay zekanın savunma sanayindeki rolünü “artık deneysel bir teknoloji değil, bir beka meselesi” olarak tanımladı.
Karar üstünlüğü için dört temel eksen
TUSAŞ’ın yapay zeka vizyonunu; karar üstünlüğü, otonomi, kurumsal zeka ve bağımsız yapay zeka olmak üzere dört ana eksen üzerine kurduklarını belirten Beyribey, şirketin veriyi işleme kapasitesine dikkat çekti. Günümüz hava platformlarının verimliliğini rakamlarla ortaya koyan Beyribey, “Bir saatlik uçuşta yaklaşık 10 terabayt telemetri verisi oluşuyor. Sensörler saniyede 3 bin kez veri gönderiyor. Bu devasa veriyi yapay zeka algoritmalarıyla işleyerek platform sağlığını izliyor ve operasyonel riskleri önceden belirliyoruz” açıklamasında bulundu.
KAAN ve KIZILELMA için “takım” dönemi
TUSAŞ, Milli Muharip Uçak KAAN ile insansız hava araçları ANKA ve KIZILELMA arasında kusursuz bir uyum hedefliyor. İnsanlı ve insansız platformların “takım” halinde görev yapabilmesi için geliştirilen yapay zeka altyapısı, sahadan gelen radar ve görüntü verilerini anlık olarak analiz ederek muharebe karar süreçlerine entegre edilecek. Bu teknoloji sayesinde platformlar, karmaşık görev senaryolarında birbirleriyle veri paylaşarak otonom kararlar alabilecek.
“Hata payımız yok”
Yapay zekanın savunma sanayiindeki kullanımında “doğruluk ve güvenilirlik” kriterlerinin vazgeçilmez olduğunu belirten Beyribey, operasyonel risklere karşı şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
“Savaş esnasında yapay zekanız düzgün çalışmıyorsa; toprak kaybedebilirsiniz, 100 milyon dolarlık bir uçağı kaybedebilirsiniz, hatta savaşı kaybedebilirsiniz. Bizim böyle bir risk alma şansımız yok.”
TUSAŞ’ın stratejik bakış açısına göre yapay zeka, artık bir “yazılım geliştirmesi” değil, uçakların uçuş dinamikleri ve muharebe kabiliyetleri kadar kritik bir ana yatırım alanı. Türkiye, bu teknolojik dönüşümle birlikte hava platformlarını sadece donanım gücüyle değil, veri işleme ve otonom zekayla da bir üst lige taşımayı hedefliyor.

