Batı Afrika ülkesi Mali’de, Tuareg ayrılıkçıları ve cihatçı grupların başlattığı geniş çaplı taarruzun ardından Rusya’nın bölgedeki askeri varlığı ağır bir darbe aldı. Yerel kaynaklar ve uluslararası haber ajanslarından edinilen bilgilere göre, Rus Afrika Kolordusu ve Mali ordusu, Cezayir sınırındaki en kritik lojistik merkezi olan Tessalit üssünden savaşmadan çekildi.
Stratejik kale düşman eline geçti
Fransız sömürge döneminde inşa edilen ve bölgenin en eski askeri tesisi olan Tessalit üssü, stratejik konumuyla “Sahra’nın kapısı” olarak nitelendiriliyordu. Üssün 2 bin 500 metrelik pisti; C-130 Hercules, A400M ve Rus yapımı İl-76 gibi dev askeri nakliye uçaklarının iniş yapmasına imkan tanıyordu. Bu tahliye, kuzeydeki ikmal hatlarının tamamen kesilmesi ve bölgenin kontrolünün Azavad Kurtuluş Cephesi (FLA) ile El-Kaide bağlantılı JNIM unsurlarına geçmesi anlamına geliyor.
Cuntanın kalesi sarsılıyor: Bakan öldürüldü
Tahliye süreci, Mali’de son bir haftadır devam eden kanlı olaylar zincirinin bir parçası olarak gelişti:
- Savunma Bakanı Öldürüldü: 25 Nisan’da başkent Bamako yakınlarındaki Kati üssüne düzenlenen saldırıda Mali Savunma Bakanı Sadio Camara yaşamını yitirdi.
- Kidal Düştü: Ayrılıkçı FLA grupları, 26 Nisan’da stratejik Kidal kentini ele geçirdiğini duyurdu. Kentin düşmesiyle birlikte Mali’nin 2022 sonunda teslim aldığı Bayraktar TB2 İHA sistemlerinin kontrol istasyonu da asilerin eline geçti.
- Askeri Kayıplar: Gao şehri yakınlarında bir Rus helikopteri “dış ateş” sonucu düşürülürken, mürettebat ve uçaktaki mobil birliklerin tamamı hayatını kaybetti.
Rusya için itibar kaybı
Rusya’nın Afrika’daki etkisini artırmak amacıyla Wagner’in yerine kurduğu Afrika Kolordusu’nun çekilmesi, bölgedeki askeri etkinliğine dair soru işaretlerini artırdı. Rus birliklerinin, asilerle yapılan bir “güvenli koridor” anlaşması çerçevesinde Kidal ve Tessalit’ten sessizce ayrıldığı ifade ediliyor.
Mali ordusu ve Rus paralı askerlerinin ülkenin güneyine, başkent hattına doğru çekilmesi; kuzeyin tamamen ayrılıkçı ve radikal grupların kontrolüne girmesine yol açtı. Bölgedeki altın madenleri ve sınır güvenliği üzerindeki denetimin kaybedilmesi, cunta yönetiminin geleceğini de tehlikeye atıyor.

