Hırvatistan hükümeti, Avrupa Birliği’nin (AB) “Avrupa Güvenlik Eylemi” (SAFE) ortak savunma finansmanı programı çerçevesinde tarihi bir adım attı. Başkent Zagreb’de düzenlenen törenle, 1,7 milyar avro tutarındaki savunma kredisi anlaşması resmen imzalandı. Anlaşma; Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenković, Savunma Bakanı Ivan Anušić ve Ekonomi Bakanı Tomislav Ćorić ile AB Komisyonunun Savunmadan Sorumlu Üyesi Andrius Kubilius’un katılımıyla mühürlendi.
Almanya ve Fransa’dan yeni teçhizat alınacak
Kredinin kullanım alanlarına ilişkin bilgi veren Başbakan Plenković, bu kaynağın doğrudan askeri teçhizat alımı ve stratejik savunma yatırımlarına aktarılacağını belirtti. Hırvatistan, bu bütçe ile özellikle Almanya ve Fransa menşeli modern savunma sistemlerini envanterine katmayı hedefliyor. 45 yıl vadeli ve oldukça avantajlı faiz koşullarına sahip olan kredi, Zagreb yönetiminin elini güçlendirecek.
NATO ve 2035 hedefleri masada
Söz konusu finansman hamlesi, Hırvatistan’ın uzun vadeli savunma stratejisinin temel taşını oluşturuyor. Plenković, bu yatırımın Hırvatistan’ın 2035 yılına kadar savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 5’ine çıkarma hedefini destekleyeceğini vurguladı. Bu oran, NATO’nun güncellenen yeni savunma harcaması hedefleriyle tam uyumlu bir rota izliyor.
SAFE mekanizması: Avrupa’nın yeni savunma kalkanı
Avrupa Komisyonu Üyesi Kubilius, SAFE mekanizmasını zorlu küresel konjonktürde “emsalsiz bir enstrüman” olarak tanımladı. 29 Mayıs 2025’te yürürlüğe giren SAFE programı, Rusya tehdidi ve Ukrayna’daki savaşın yarattığı güvenlik kaygıları üzerine inşa edildi. Toplam 150 milyar avroluk bir fon büyüklüğüne sahip olan program, üye ülkelerin yanı sıra Türkiye gibi aday ülkelerin ve İngiltere gibi stratejik ortakların da savunma tedariklerine katılmasına olanak tanıyor.
Programa katılım için savunma ürünlerinin toplam değerinin en az yüzde 65’inin Avrupa sınırları içerisinde üretilmesi şartı aranıyor. SAFE kapsamında şu ana kadar en büyük payı 43,7 milyar avro ile Polonya alırken, Fransa ve İtalya da milyarlarca avroluk kaynak tahsis edilen ülkeler arasında yer aldı. Bu mekanizma, Avrupa’nın savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltarak ortak bir askeri kapasite oluşturma vizyonunun en somut örneği olarak değerlendiriliyor.

