Kazakistan, savunma sanayiinde yerlileşme hamlesine bir yenisini ekleyerek Türk savunma sanayiinin öncü şirketlerinden Otokar’ın geliştirdiği Tulpar platformu üzerinden hafif tank üretimine başlıyor. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in Astana’daki Besqaru fabrikasını ziyareti sırasında duyurulan plana göre, Tulpar şasisi üzerine inşa edilecek yeni hafif tankın üretimine 2026 yılı itibarıyla başlanması hedefleniyor.
Bu stratejik adım, Kazakistan’ın tekerlekli zırhlı araç üretimindeki mevcut kabiliyetlerini paletli ve yüksek ateş gücüne sahip sistemlere taşıması anlamına geliyor. Besqaru fabrikası, Tulpar projesinin yanı sıra Otokar menşeli platformlardan türetilen Taimas 8×8 ve Aibar 4×4 gibi 200 adet amfibi tekerlekli zırhlı aracın üretimini de sürdürüyor.
Tulpar Hafif Tankı: İtalyan Ateş Gücüyle Donatılacak
Kazakistan’da üretilecek olan hafif tank varyantı, Tulpar’ın modüler yapısı ve hareket kabiliyetini modern bir vuruş gücüyle birleştirecek:
-
Şasi ve Hareket Sistemi: Otokar’ın Tulpar paletli zırhlı muharebe aracı platformu temel alınacak.
-
Kule ve Silah Sistemi: İtalyan Leonardo firması tarafından geliştirilen 120mm HITFACT MkII kulesi entegre edilecek. Bu kule sistemi, hafif tankın zırhlı araçlara ve tahkimatlara karşı doğrudan yüksek ateş gücü sağlamasına olanak tanıyor.
-
Esnek Görev Profili: Tulpar’ın modüler mimarisi sayesinde araç; keşif, ateş desteği ve piyadeye koruma gibi farklı operasyonel rollerde kullanılabilecek.
Savunma Sanayiinde “Türk-Kazak” İş Birliği Derinleşiyor
Kazakistan, son yıllarda savunma tedariğinde Türkiye ile olan ortaklığını lisanslı üretim ve teknoloji transferi odaklı projelerle derinleştiriyor. Cumhurbaşkanı Tokayev’in ziyareti, ülkenin dışa bağımlılığı azaltma ve kendi topraklarında “savaşta tescillenmiş” (battle-proven) teknolojileri üretme vizyonunu bir kez daha tescilledi.
Besqaru fabrikasının paletli araç üretimine geçmesi, bölgedeki askeri dengeler açısından Kazak ordusuna önemli bir mobilite ve caydırıcılık avantajı sağlayacak. Tulpar hafif tankının, bölgenin zorlu arazi şartlarında ana muharebe tanklarına göre daha hızlı ve maliyet etkin bir alternatif olması bekleniyor.

