Bölgesel güvenlik endişeleri ve modernizasyon ihtiyacı doğrultusunda askeri harcamalarını artıran Hindistan, Rusya ile stratejik bir sözleşmeye imza attı. Anlaşma kapsamında Hindistan, yaklaşık 1,2 milyar dolar karşılığında 300 adet R-37M uzun menzilli havadan havaya füze tedarik edecek. Teslimatların 12 ila 18 ay içinde başlaması bekleniyor.
Rafale krizi ve Rusya tercihi
Bu kritik alım, Hindistan ile Fransa arasındaki 114 adetlik Rafale savaş uçağı ihalesinin iptal edilebileceğine dair haberlerin yayıldığı bir döneme denk geldi. İddialara göre Hindistan, yerli üretim Astra Mk1 füzelerini uçaklara entegre etmek için kritik elektronik sistemlere erişim talep etmiş, ancak Fransa’nın bu teknoloji paylaşımına yanaşmaması görüşmeleri tıkanma noktasına getirmişti. Hindistan’ın Rus R-37M füzelerini tercih etmesi, Batılı tedarikçilerle yaşanan bu tür kısıtlamalara karşı bir yanıt olarak değerlendiriliyor.
25 milyar dolarlık dev paket
Hindistan hükümeti, Pakistan ile yaşanan çatışmalar ve Çin ile devam eden sınır gerilimleri nedeniyle toplam 25 milyar dolarlık dev bir savunma paketini onayladı. Bu paket şunları içeriyor:
-
S-400 Sistemleri: Rusya’dan ek hava savunma bataryaları.
-
Hava Kuvvetleri Takviyesi: Orta menzilli nakliye uçakları ve vurucu İHA’lar.
-
Motor Modernizasyonu: Mevcut Su-30MKI filosu için motor yenileme ve kapsamlı bakım çalışmaları.
Dünyanın en uzun menzilli füzelerinden: R-37M
Kendi sınıfında dünyanın en etkili silahlarından biri kabul edilen R-37M, Hindistan’ın hava hakimiyetini önemli ölçüde artıracak teknik özelliklere sahip:
-
Menzil: 300 kilometrenin üzerinde (Görüş ötesi menzilde üstünlük sağlar).
-
Hız: Mach 6 (Ses hızının altı katı).
-
Hedef Kapasitesi: 2.500 km/s hıza kadar ulaşan düşman uçaklarını imha edebilir.
-
Güdüm Sistemi: Uçuşun orta safhasında atalet seyrüsefer ve radyo düzeltme, son aşamada ise aktif radar arayıcı başlık kullanarak hedefi yüksek hassasiyetle vurur.
Hindistan’ın bu hamlesi, özellikle geniş coğrafi alanlarda havadan gelebilecek tehditlere karşı erken müdahale kabiliyetini artırırken, savunma sanayiinde çok kutuplu tedarik stratejisini sürdürdüğünü bir kez daha kanıtlıyor.

