Savunma sanayisindeki güncel veriler, Avrupa’nın ortak savunma projesi olan Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının işletme maliyetlerinin rekor seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Yapılan son bütçe analizlerine göre, Typhoon’un bir saatlik uçuş maliyeti 60 bin ile 65 bin dolar arasında gerçekleşiyor. Bu rakam, uçağı maliyet bakımından ABD’nin en pahalı platformlarından biri olan F-22 Raptor ile aynı seviyeye taşırken, yeni nesil F-35A’nın oldukça üzerinde konumlandırıyor.
Yapısal sorunlar maliyeti körüklüyor
Eurofighter’ın yüksek işletme giderlerinin temelinde, üretim aşamasında benimsenen çok uluslu yapı yatıyor. Almanya, Birleşik Krallık, İtalya ve İspanya arasındaki “adil iş paylaşımı” prensibi, tedarik zincirinin parçalı hale gelmesine ve yönetim süreçlerinin karmaşıklaşmasına neden oldu. Teknik tarafta ise çift motorlu yapısı ve EJ200 motorlarının yüksek bakım ihtiyacı, maliyetlerin F-35A gibi tek motorlu ve merkezi sistemle yönetilen platformlara göre daha yüksek seyretmesine yol açıyor.
Karşılaştırmalı veriler, 100 uçaklık bir filonun yıllık kullanımında iki uçak arasındaki farkın yaklaşık 400 milyon dolara ulaştığını gösteriyor. Bu tabloya rağmen pek çok ülke, operasyonel esneklik ve stratejik bağımsızlık gibi nedenlerle Eurofighter tercihini sürdürüyor.
Türkiye’nin 56 uçaklık stratejik rotası
Maliyet tartışmalarının gölgesinde Türkiye, hava kuvvetlerinin vurucu gücünü artırmak amacıyla Eurofighter Typhoon tedarik programına hız verdi. Birleşik Krallık ile yapılan 8 milyar sterlinlik kapsamlı anlaşma; eğitim, teknik destek ve mühimmat paketlerini içeriyor.
Türkiye’nin tedarik planındaki kritik aşamalar şu şekilde özetleniyor:
- İlk Teslimatlar ve Eğitim: Anlaşma kapsamında 10 Türk pilotu ve 100 teknisyen Birleşik Krallık’ta eğitim alacak. Ayrıca 20 adet Tranche 4 seviyesindeki uçağın 2028’den itibaren teslim edilmesi bekleniyor.
- Katar ve Umman Takviyesi: Türkiye, kısa vadede envanteri güçlendirmek için Katar ve Umman’dan 12’şer adet ikinci el uçak tedariki konusunda mutabakata vardı. Bu uçakların modernizasyon süreçlerinin ardından envantere girmesi planlanıyor.
- Filo Hedefi: İlk etapta iki filo kurmayı hedefleyen Türkiye, toplamda 56 uçaklık bir kapasiteye ulaşarak bölgesel hava üstünlüğünü pekiştirmeyi amaçlıyor.
Yeni nesil AESA radarları ve METEOR füzeleriyle donatılacak olan bu uçaklar, Türkiye’nin Milli Muharip Uçak (KAAN) projesi tam kapasite devreye girene kadar hava savunma sistemindeki kritik boşluğu dolduracak bir ara çözüm olarak değerlendiriliyor.

