Ukrayna’daki çatışmaların mevcut cephe hatları üzerinden dondurulması ve müzakere edilmiş bir ateşkesin kabul edilebilir bir sonuç olduğu yönündeki Batılı yaklaşım, savunma uzmanları tarafından “stratejik bir hata” olarak nitelendiriliyor. Uzmanlara göre bu durum, Rusya’nın askeri davranış mantığını yanlış okumak anlamına geliyor.
Savaş alanında öğrenen bir ordu
Rusya, 2022’den bu yana yaklaşık 1,2 milyon kayıp vermesine rağmen askeri yapısını korumayı ve genişletmeyi başardı. Savaşın getirdiği yüksek bedel, Rus ordusunu modern harp teknikleri konusunda zorunlu bir evrime itti. Özellikle şu alanlardaki gelişim dikkat çekiyor:
- Elektronik Harp: Taktik düzeyde kalıcı elektronik harp sistemlerinin uygulanması.
- İnsansız Sistemler: Karıştırmaya dirençli, fiber optik teknolojisine sahip dronların yaygın kullanımı ve 2025’te müstakil bir “İnsansız Sistemler Kuvveti”nin kurulması.
- Taktik Adaptasyon: Zırhlı birliklerin hava koşullarına göre (fırtına, yoğun sis) dron etkinliğinin azaldığı anlarda saldırı düzenlemesi ve yeraltı tünellerini sızma amacıyla kullanması.
NATO için kritik pencere: 2029-2030
Avrupa istihbarat raporları, Rusya’nın önümüzdeki on yıl içinde NATO’ya karşı büyük ölçekli operasyonlar yürütebilecek konuma gelebileceğini öngörüyor. Alman savunma yetkilileri bu tehlike için 2029-2030 yıllarını işaret ederken; Baltık ülkeleri, bir ateşkesin hemen ardından daha sınırlı ve belirsiz saldırıların gerçekleşebileceği konusunda uyarıyor.
Rusya’nın savunma sanayii de tam kapasiteyle çalışıyor. Uralvagonzavod fabrikasının sızdırılan belgeleri, T-90 tankı üretiminin 2028’e kadar %80 artırılacağını ve 2036’ya kadar orduya 2 binden fazla modernize edilmiş tank teslim edileceğini gösteriyor.
Ateşkes bir barış değil, “ara” niteliğinde
Uzmanlara göre mevcut şartlarda yapılacak bir ateşkes, barıştan ziyade Rusya için bir “yeniden yapılanma arası” (intermission) anlamına gelecek. Moskova’nın müzakere stratejisi; maksimalist talepler, baskı odaklı diplomasi ve askeri duraksamaları yeniden silahlanmak için kullanma eğilimi üzerine kurulu.
Eski Polonya Cumhurbaşkanı Lech Walesa‘nın otuz yıl önce yaptığı, “Bir elinde kalem, diğer elinde el bombası tutuyorlar” uyarısı bugün yeniden yankı buluyor. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü pahasına satın alınacak bir sessizliğin, Avrupa’nın güvenliği için gelecekte çok daha ağır bir bedel olarak geri dönebileceği vurgulanıyor. Saat işliyor ve Batı için stratejik hazırlık penceresi sonsuza kadar açık kalmayacak.

