Türk savunma sanayiinin kritik projelerinden biri olan MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, kara testlerindeki tam başarısının ardından deniz görevlerine hazırlanıyor. Makine ve Kimya Endüstrisi Genel Müdürü İlhami Keleş, sistemin gemi entegrasyon sürecine dair önemli detayları paylaştı. Keleş, TOLGA’nın özellikle mevcut hava savunma sistemlerinin kör noktası olarak görülen alçak irtifa ve yakın mesafe tehditlerine karşı kesin çözüm olacağını vurguladı.
Sistemin deniz ortamındaki etkinliğini kanıtlayacak olan ilk gemi entegrasyonu, Şubat 2026‘da Marmaris’te gerçekleştirilecek. Bu adım, TOLGA’nın Türk Donanması’ndaki gemilerin öz savunma kabiliyetini artırma yolundaki en kritik aşaması olarak değerlendiriliyor.
TOLGA: Gemilerin Yeni “Zırhı”
MKE TOLGA, modern deniz harbindeki asimetrik tehditlere karşı şu teknik üstünlüklerle donatıldı:
-
Geniş Kapsama Alanı: 110 derecelik geniş bir kapsama açısına sahip olan sistem, ufuk hattından yaklaşan düşük açılı füzeleri ve İHA’ları kolaylıkla takip edebiliyor.
-
20 mm Ateş Gücü: Gelişmiş 20 mm silah sistemiyle donatılan TOLGA, yüksek atış hızıyla düşman unsurlarını gemiye ulaşmadan imha edecek “çelik bir perde” oluşturuyor.
-
Anti-Dron Yeteneği: Günümüzün en büyük tehditlerinden olan kamikaze dron sürülerine karşı otonom hedef takip ve imha yeteneğiyle optimize edildi.
“Kör Noktalara” Teknolojik Çözüm
İlhami Keleş, sistemin geliştirilme amacını şu sözlerle özetledi: “TOLGA, mevcut savunma sistemlerinin yetersiz kaldığı çok yakın mesafe ve radarın görmekte zorlandığı düşük açılı hedeflere karşı geliştirildi.” Bu kabiliyet, özellikle liman ziyaretleri sırasında veya boğaz geçişleri gibi dar sularda gemilerin güvenliğini sağlamak açısından hayati önem taşıyor.
Marmaris’teki entegrasyon ve atışlı testlerin ardından TOLGA’nın, MİLGEM korvetleri ve Hisar sınıfı açık deniz karakol gemileri başta olmak üzere Türk Deniz Kuvvetleri’nin birçok platformunda standart yakın savunma silahı haline gelmesi bekleniyor. Ayrıca Katar ile yapılan son anlaşmalar göz önüne alındığında, sistemin kısa sürede uluslararası sularda da boy göstermesi öngörülüyor.

