Japonya, bölgesel güvenlik dengelerindeki hızlı değişim üzerine savunma stratejisini “karşı taarruz” (counterstrike) kabiliyetini içerecek şekilde kökten güncelliyor. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) tarafından yayımlanan analize göre Tokyo yönetimi, 2025 ile 2027 mali yılları arasında yerli imkanlarla geliştirilen uzun menzilli füze sistemlerini operasyonel hale getirmeye hazırlanıyor. Bu hamleyle Japon Özsavunma Kuvvetleri (JSDF), tehditleri sadece kendi kıyı şeridinde değil, uzak adalarda ve deniz yaklaşımlarında, henüz Japon topraklarına ulaşmadan bertaraf etmeyi hedefliyor.
Savunma paketinin en kritik bileşenlerinden birini, Mitsubishi Heavy Industries tarafından geliştirilen Yüksek Hızlı Süzülme Füzesi (HVGP) oluşturuyor. Balistik füze ile hipersonik süzülme aracının özelliklerini birleştiren bu sistem, yüksek irtifada roket motorundan ayrılarak hedefine hipersonik hızlarla süzülüyor. İlk versiyonunun yaklaşık 500 kilometre menzile sahip olması beklenen HVGP’nin, ilerleyen süreçte çok daha uzun menzilli modellerinin geliştirilmesi planlanıyor. Ayrıca, mevcut Tip-12 gemisavar füzesinin menzilinin 900 kilometre üzerine çıkarıldığı ve radar kesit alanı düşürülmüş yeni bir versiyonu da kara, hava ve deniz platformlarına entegre edilecek.
[Image showing a Japanese next-generation hypersonic weapon prototype developed by ATLA, designed for remote island defense]
Japonya’nın yeni vurucu gücü sadece yerli sistemlerle sınırlı kalmayacak. ABD yapımı, yaklaşık 1.600 kilometre menzilli Tomahawk seyir füzelerinin teslimatının Mart 2026 sonuna kadar başlaması bekleniyor. Bu kapsamda, Japonya’nın Kongo sınıfı muhribi JS Chokai, Tomahawk füzelerini kullanabilmek için ABD’de gerekli modernizasyon ve eğitim süreçlerini tamamladı. Tüm bu mühimmatların hedefleme ve istihbarat ihtiyacını karşılamak amacıyla Tokyo, Finlandiya merkezli ICEYE firmasıyla iş birliği yaparak 2029 yılına kadar tamamlanması planlanan yeni bir sentetik açıklıklı radar (SAR) uydu takımı kuracak.

