ABD Dışişleri Bakanlığı, Yeni Zelanda Kraliyet Donanması’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen kritik bir Yabancı Askeri Satış (FMS) paketine resmi onay verdi. 1,5 milyar dolar değerindeki paket, beş adet MH-60R Seahawk çok maksatlı deniz helikopterinin yanı sıra geniş bir sensör ve mühimmat yelpazesini kapsıyor.
Seasprite filosuna veda, Seahawk dönemine geçiş
Yeni Zelanda hükümetinin önümüzdeki sekiz yılı kapsayan savunma modernizasyon stratejisinin merkezinde yer alan bu tedarik, mevcut envanterde bulunan ve görev süresinin sonuna yaklaşan SH-2G(I) Seasprite deniz helikopterlerinin yerini alacak. Yeni platformların, ülkenin denizaltı savunma harbi, deniz gözetleme ve suüstü hedeflerine yönelik taarruz kabiliyetlerini teknolojik açıdan bir üst seviyeye taşıması bekleniyor.
Denizlerdeki yeni “göz ve yumruk”
Onaylanan paket sadece helikopter gövdelerini değil, modern bir deniz platformu için gerekli olan tüm teknolojik altyapıyı da içeriyor. MH-60R Seahawk’lar, bünyesinde barındırdığı gelişmiş sensör paketleri sayesinde bölgesel güvenlik dinamiklerinde caydırıcı bir rol oynayacak:
-
Tespit ve Takip: Hava Konuşlu Düşük Frekans Sonarı (ALFS) ve dijital Manyetik Anomali Tespit (MAD) sistemleri, denizaltı faaliyetlerinin izlenmesinde Yeni Zelanda’ya yüksek hassasiyet kazandıracak.
-
Taarruz Kabiliyeti: 65 adet AGM-114R Hellfire füzesi ve 225 adet APKWS güdümlü roket kiti ile donatılacak helikopterler, suüstü unsurlara ve kıyı hedeflerine karşı etkili vuruş gücü sağlayacak.
Müşterek harekât kapasitesinde Link 16 etkisi
Modern savaş sahasının en önemli unsurlarından olan veri paylaşımı noktasında, yeni helikopterler Link 16 veri bağı ve Hawklink sistemleriyle donatılacak. Bu entegrasyon sayesinde, helikopterlerden elde edilen veriler anlık olarak donanma gemilerine ve müttefik platformlara aktarılabilecek. Bu da Yeni Zelanda’nın “müşterek harekât” kabiliyetini ve operasyonel farkındalığını önemli ölçüde artıracak.
Çok yönlü platform: MH-60R Seahawk
Azami 10,6 ton kalkış ağırlığına sahip olan MH-60R platformları; arama-kurtarma, keşif-gözetleme ve deniz güvenliği gibi farklı görev türlerini tek bir platformda birleştirebiliyor. Teslimat süreci tamamlandığında, Wellington yönetiminin Hint-Pasifik bölgesindeki güvenlik stratejisinde elinin daha güçlü olacağı değerlendiriliyor.

