Türkiye’nin havacılık ve uzay teknolojilerindeki yetkinliğini dünyaya kanıtlayan milli jet eğitim uçağı HÜRJET, Avrupa pazarına güçlü bir giriş yaptı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile İspanya savunma makamları arasında Madrid’deki Airbus tesislerinde imzalanan sözleşme, Türk savunma sanayisinin bir Avrupa Birliği ve NATO üyesi ülkeye gerçekleştirdiği ilk yüksek teknoloji jet uçağı ihracatı olarak kayıtlara geçti.
F-5 filosunun yerini alacak
İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri’nin “Entegre Muharebe Eğitim Sistemi” (ITS-C) programı kapsamında tedarik edilecek olan uçaklar, miadını dolduran mevcut F-5 filosunun yerini alacak. Airbus’ın ana yüklenici, TUSAŞ’ın ise üretici olduğu bu dev projede, uçaklar İspanya’nın özel ihtiyaçlarına göre modernize edilerek “SAETA II” ismiyle görev yapacak. İspanyol sanayisinin de yüzde 60 oranında üretim sürecine dahil olacağı proje, iki ülke arasındaki savunma ortaklığını stratejik bir boyuta taşıyacak.
Teknoloji transferi ve yerel entegrasyon
İş birliği sadece uçak teslimatıyla sınırlı kalmayacak. Talavera la Real Hava Üssü’nde bulunan Avcı ve Vuruş Okulu Eğitim Merkezi, Airbus liderliğinde tamamen modernize edilecek. Merkeze kurulacak ileri teknoloji simülatörler ve uçağın aviyonik sistemlerinde Indra, Sener ve Aertec gibi önde gelen İspanyol firmalarının yerli çözümleri kullanılacak. Bu sayede HÜRJET, Avrupa savunma ekosistemine tam entegre bir platform haline gelecek.
Teslimatlar 2028 yılında başlıyor
HÜRJET’in İspanya macerası iki aşamalı bir takvimle hayata geçirilecek:
- Birinci Aşama: 2028 yılından itibaren 21 uçaklık ilk parti teslim edilecek. Bu süreçte bir uçak, yeni nesil sistemlerin entegrasyonu için test platformu olarak kullanılacak. Yer tabanlı eğitim sistemlerinin ise en geç 2030 yılına kadar operasyonel olması hedefleniyor.
- İkinci Aşama: 2031-2035 yılları arasında toplam 30 uçak, tamamen “SAETA II” standartlarına dönüştürülmüş şekilde İspanyol ordusuna teslim edilmiş olacak.
Tek motorlu ve tandem koltuklu yapısıyla dikkat çeken HÜRJET; sadece bir eğitim uçağı değil, aynı zamanda hafif taarruz, yakın hava desteği ve akrobasi görevlerinde de yüksek performans sergileyen çok yönlü bir platformdur. TUSAŞ tarafından geliştirilen uçağın bu kritik ihracat başarısının, Malezya ve diğer Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünya pazarındaki rekabet gücünü artırması bekleniyor.

