Türk savunma ve havacılık sanayii, 2025 yılını Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat ve sözleşme verileriyle kapatarak küresel bir güç haline geldiğini tescilledi. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, sektörün 2025 yılı bilançosunu paylaşırken, ihracatın bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 48 oranında artarak 10 milyar 54 milyon dolaraulaştığını açıkladı. 2024 yılında 7,1 milyar dolar olan bu rakamın, kısa sürede çift haneli milyar dolar seviyesine çıkması sektördeki devasa ivmeyi gözler önüne serdi.
Sadece fiili ihracatta değil, gelecekteki teslimatları kapsayan “yeni sözleşme” hacminde de rekor kırıldı. 2024 yılında 10 milyar dolar olan yeni sözleşme bedeli, 2025’te yüzde 78’lik bir büyüme ile 17,8 milyar dolara yükseldi. Bu tablo, Türk savunma sanayiinin önümüzdeki 5-10 yıllık iş yükünün şimdiden garanti altına alındığını gösteriyor.
Batı Pazarına “Yerli” Çıkartması
2025 yılı ihracat verilerinde en dikkat çekici unsur, pazar çeşitliliğinin Batı ülkelerine doğru kayması oldu. İhracatın yaklaşık yüzde 56’sı (5,6 milyar dolar) AB ve NATO üyesi ülkelere gerçekleştirildi:
-
İhracatın Rotası: İlk 10 ülkenin 4’ü Avrupa, 1’i ise Amerika kıtasından oluştu. Geri kalan paylar ise Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika bölgelerine dağıldı.
-
Kritik Platform Satışları: Yıl içerisinde Portekiz ile askeri gemi, Romanya ile açık deniz karakol gemisi, İspanya ile HÜRJET ve Endonezya ile milli muharip uçak KAAN için stratejik sözleşmeler imzalandı.
-
Bölgesel Hakimiyet: Körfez ve Afrika bölgelerinde ise SİHA, zırhlı araç ve mühimmat odaklı büyük çaplı anlaşmalar devam etti.
Yüksek Teknoloji ve Güvenin Eseri
SSB Başkanı Görgün, elde edilen bu başarının tesadüf olmadığını, Türk sistemlerinin sahada kanıtlanmış (battle-proven) performansının ve NATO standartlarındaki üretim kalitesinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Özellikle HÜRJET ve KAAN gibi yüksek teknoloji odaklı platformların uluslararası pazarda alıcı bulması, Türkiye’nin savunma sanayiinde “montajcı” konumundan “tasarımcı ve teknoloji ihraç eden” ülke konumuna geçtiğinin en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor.
17,8 milyar dolarlık yeni sözleşme hacmi, Türk savunma sanayii ekosistemindeki binlerce alt yüklenici ve KOBİ için de yeni iş sahaları ve sürdürülebilir büyüme anlamına geliyor.

