ABD ve İsrail, askeri iş birliklerini bir üst seviyeye taşıyacak kritik bir sürecin startını verdi. 2028 yılında süresi dolacak mevcut ikili savunma yardımı anlaşmasının ardından yürürlüğe girecek yeni güvenlik ortaklığı çerçevesini belirlemek amacıyla iki ülke arasında resmi görüşmeler başlatıldı.
Hedef: Ortak üretim ve derin stratejik bağ
İsrail Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın talimatıyla yürütülen görüşmelerin ilk toplantısı bu hafta gerçekleştirildi. İlerleyen haftalarda hem İsrail hem de ABD’de devam etmesi planlanan temaslarda; sadece askeri teçhizat alımı değil, daha geniş kapsamlı bir stratejik iş birliği hedefleniyor.
Yeni ortaklık çerçevesinde üzerinde durulan başlıca konular şunlar:
-
Ortak Yatırımlar: Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) ve savunma sanayii üretimine yönelik ortak yatırımların genişletilmesi.
-
Kapasite Artırımı: İsrail’in askeri kapasitesinin teknolojik olarak daha da güçlendirilmesi.
-
Stratejik Derinlik: İki ülke arasındaki askeri ve stratejik iş birliğinin, değişen bölgesel güvenlik dinamiklerine göre yeniden yapılandırılması.
30 yıllık “askeri yardımlar” geleneği
İsrail ile ABD arasındaki güvenlik anlaşmaları, 1998 yılından bu yana yaklaşık 10 yıllık periyotlarla yenilenen köklü bir gelenek üzerine kurulu. Bu süreçte sağlanan destek miktarları şu şekilde gerçekleşmişti:
- 1998-2008: 21,3 milyar dolar.
- 2008-2018: 32 milyar dolar.
- 2016-2028 (Mevcut Anlaşma): 38 milyar dolar (Bunun 33 milyar doları askeri teçhizat alımına, 5 milyar doları ise füze savunma sistemlerine ayrılmıştı).
Netanyahu’nun “bağımsızlık” vurgusu
Görüşmeler, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun geçtiğimiz günlerde yaptığı “İsrail’in olgunluğa eriştiği ve 10 yıl içinde ABD askeri yardımına bağımlılığı sona erdirmek istediği” yönündeki açıklamaları, yeni ortaklık çerçevesinin içeriğinin “bağımlılık”tan ziyade “ortaklık ve üretim” eksenine kayabileceği sinyalini veriyor.
Yeni savunma ortaklığı görüşmeleri, tarafların bölgedeki güvenlik dengelerini koruma noktasındaki kararlılığını gösterirken, 2028 sonrasındaki savunma mimarisinin nasıl şekilleneceği yakından takip ediliyor.

