Rusya, 2022 yılında başlatılan Ukrayna savaşının çözümünde ABD’nin artık “objektif bir arabulucu” olarak hareket etmediğini açıkladı. Moskova, Washington yönetiminin çözüm üretmek yerine yaptırımları tırmandırma politikasını benimsediğini öne sürdü.
Yaptırım baskısı ve değişen dengeler
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’da yabancı misyon temsilcilerine yaptığı konuşmada, ABD’nin hamlelerinin tarafsızlık iddiasıyla bağdaşmadığını belirtti. Lavrov, şu ifadeleri kullandı:
“ABD’nin eylemlerine bakılırsa, objektif bir arabulucu rolü iddiasından vazgeçtikleri ve bunun yerine Rusya üzerinde yaptırım baskısını artırma yolunu seçtikleri görülüyor.”
Bu açıklamalar, ABD liderliğindeki barış çabalarının, Başkan Donald Trump’ın şubat ayı sonunda İran’a yönelik hava saldırıları sonrası dikkatini Orta Doğu’ya kaydırmasıyla fiilen dondurulduğu bir döneme denk geldi. Buna karşın, bu ay Fransa’da düzenlenen G7 zirvesinde liderler, Ukrayna savaşına ilişkin ortak bir bildiri üzerinde uzlaşarak Rusya’nın “savaş ekonomisine” yönelik baskıyı artırma kararı almıştı. Özellikle fosil yakıt gelirlerini hedef alan bu yaptırımlar ve Ukrayna’ya sağlanan gelişmiş hava savunma sistemleri, Moskova’nın Washington ile olan diplomatik kanallarını daha da gerdi.
Avrupa “yeni bir tehdit” mi?
Lavrov, yalnızca ABD’yi değil, Ukrayna’ya sağlanan askeri destekler üzerinden Avrupa’yı da hedef aldı. Rus Bakan, Avrupa’nın Ukrayna’ya askeri yardım sağlamasını eleştirerek, “Avrupa’nın bir kez daha uluslararası barış ve güvenlik için büyük bir tehdit haline geldiğini” iddia etti.
Barış görüşmelerinde “Donbas” düğümü
2025 yılında Beyaz Saray’a geri dönen ve göreve geldikten sonra “Ukrayna savaşını bir gün içinde bitirme” sözü veren Donald Trump, her iki tarafı da masaya oturtmaya çalışsa da, arabuluculuk girişimlerinde somut bir ilerleme kaydedilemedi.
Moskova ve Kiev arasındaki diplomasi trafiğinde temel çatışma noktası, Rusya’nın barış görüşmeleri için ön koşul olarak sunduğu Donbas bölgesi oldu. Rusya, hala Ukrayna ordusunun kontrolünde olan bölgeler de dahil olmak üzere tüm Donbas’tan çekilme şartını masada tutarken; Ukrayna, bu talebi reddederek böyle bir geri çekilmenin Moskova’yı daha fazla cesaretlendireceğini savunuyor.
Washington’un arabuluculuk girişimleri, tarafların uzlaşmaz tutumları arasında sıkışmış durumda. Trump yönetimi bir yandan çatışmayı sona erdirme baskısı yaparken, diğer yandan G7 bloğu ile birlikte Rus ekonomisini hedef alan kısıtlamaları sıkılaştırmaya devam ediyor. Bu durum, Rusya’nın ABD’yi “tarafsız bir arabulucu” olarak görme ihtimalini her geçen gün zayıflatıyor.

