Türkiye’nin milli güvenliğine yönelik yabancı istihbarat faaliyetlerine karşı yürütülen titiz çalışmalar sonuç verdi. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün İstanbul merkezli 5 ilde gerçekleştirdiği ortak operasyonda, İran istihbaratına çalışan tehlikeli bir casusluk hücresi çökertildi. 28 Ocak 2026 tarihi itibarıyla, yakalanan 6 şüpheli İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hücrenin, Türkiye’deki askeri varlıklar ve stratejik noktalar üzerinde geniş kapsamlı casusluk faaliyetleri yürüttüğü, hatta doğrudan silahlı eylem hazırlığında olduğu belirlendi.
İncirlik Üssü ve Suikast Planları
Soruşturma dosyasından sızan detaylar, casusluk şebekesinin hedeflerinin vehametini ortaya koydu:
-
İncirlik Keşfi: Şebekenin, Adana’daki İncirlik Hava Üssü‘ne yönelik fotoğraf ve video kaydı içeren detaylı keşif faaliyetleri yürüttüğü tespit edildi. Bu görev için Van’da ikamet eden Alican Koç’un görevlendirildiği öğrenildi.
-
Suikast Timi Hazırlığı: Hücrenin sadece bilgi toplamakla kalmadığı, Türkiye içerisinde belirli hedeflere yönelik “suikast timleri” kurma aşamasına geçtiği deşifre edildi.
-
SİHA Kaçakçılığı Girişimi: İranlı şüpheli Ashkan Jalali’nin, paravan şirketler (Bulaq Robotics ve Arete Industries) aracılığıyla Türkiye’den Kıbrıs üzerinden SİHA teknolojisi transfer etmeye çalıştığı belirlendi.
Hücrenin Yapısı ve Liderleri
Operasyon kapsamında tutuklanan isimler arasında savunma sanayii ve tekstil dünyasından isimlerin bulunması dikkat çekti:
-
Şüpheliler: Savunma sanayii şirketi sahipleri Erhan Ergelen ve Taner Özcan, tekstilciler Cemal ve Remzi Beyaz, Alican Koç ve İran uyruklu Ashkan Jalali.
-
Yöneticiler: Hücrenin, İran istihbarat birimlerinde “Hacı” kod adlı Najaf Rostami ve “Doktor” kod adlı Mahdi Yekeh Dehghan tarafından yönetildiği belirlendi.
“Siyasal veya Askeri Casusluk” Suçu
Tutuklanan 6 zanlı, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme” suçlamasıyla yargılanacak. MİT ve Emniyet birimlerinin ele geçirdiği dijital materyaller ve teknik takip kayıtları, şebekenin İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile olan doğrudan bağlantısını kanıtlar nitelikte.

