Kanada Kraliyet Donanması, 1990’lardan bu yana hizmet veren dizel-elektrikli Victoria sınıfı denizaltılarını değiştirmek üzere başlattığı Kanada Devriye Denizaltı Projesi (CPSP) kapsamında kritik bir adım attı. BlackBerry’nin iştiraki olan QNX, Alman gemi inşa sanayisinin lider ismi thyssenkrupp Marine Systems (TKMS) ile 12 adet yeni nesil denizaltının işletim sistemini sağlamak üzere el sıkıştı.
Yazılım tabanlı modern deniz gücü
Anlaşma uyarınca QNX, denizaltılar için “gerçek zamanlı işletim sistemi” görevi görecek olan tescilli Genel Gömülü Geliştirme Platformu’nu teslim edecek. “Güvenilir temel yazılım” olarak nitelendirilen bu sistemin avantajları şunlardır:
- Siber Güvenlik: Modern deniz platformlarının siber tehditlere karşı korunması için sertifikalı bir altyapı sunulması.
- Birlikte Çalışabilirlik: Müttefik donanmalarla veri paylaşımı ve koordineli operasyon kabiliyetinin artırılması.
- Risk Yönetimi: Hazır ve ölçeklenebilir bir platform sayesinde geliştirme risklerinin azaltılması ve üretim sürecinin hızlandırılması.
TKMS Kıdemli Başkan Yardımcısı Dr. Jeronimo Dzaack, modern savunma platformlarının artık yazılım odaklı hale geldiğini belirterek, Kanada üretimi QNX yazılımlarının küresel ölçekte müttefik donanma ihtiyaçlarını karşılayabileceğini vurguladı.
Kanada Savunma Sanayii Stratejisi’nin kalbinde
Geçtiğimiz ay BlackBerry’nin Ontario’daki genel merkezinde açıklanan Kanada’nın yeni Savunma Sanayii Stratejisi, bu ortaklığın temel motivasyonunu oluşturuyor. Strateji kapsamında önümüzdeki on yıl içinde 180 milyar Kanada doları değerinde tedarik fırsatı öngörülüyor.
Ottawa yönetimi bu politikayla şunları hedefliyor:
- Ekonomik Katkı: 2035 yılına kadar 125 milyar dolarlık ekonomik fayda ve yaklaşık 125 bin yeni istihdam.
- İhracat Odaklı Büyüme: Savunma ihracatında %50 artış ve sözleşmelerin %70’inin yerli firmalara verilmesi.
- Operasyonel Hazırlık: Donanma varlıklarının harbe hazırlık oranını %75’e, kara sistemlerini %80’e ve havacılık platformlarını %85’e çıkarma hedefi.
Bu iş birliği, Kanada ve Almanya arasındaki derinleşen savunma sanayii bağlarını simgelemenin yanı sıra, yerli teknolojik inovasyonun küresel askeri standartlara entegre edilmesi açısından büyük önem taşıyor.

