İran'dan Pakistan aracılığıyla ABD'ye yeni müzakere teklifi
Dünya

İran’dan Pakistan aracılığıyla ABD’ye yeni müzakere teklifi

İran resmi medyasında yer alan bilgilere göre Tahran yönetimi, ABD ile yürütülen dolaylı müzakereleri canlandırmak amacıyla hazırladığı en son teklif metnini Perşembe akşamı arabulucu Pakistan’a iletti. 28 Şubat’ta patlak veren askeri çatışmaların ardından sağlanan kırılgan ateşkes ortamında sunulan bu teklif, savaşın resmen sona erdirilmesi ve ekonomik ablukanın kaldırılmasına yönelik stratejik maddeler içeriyor.

Hürmüz Boğazı ve deniz ablukası masada

Müzakerelerin merkezinde, küresel enerji arzı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukası yer alıyor. Tahran’ın önerdiği kademeli çözüm planına göre süreç şu şekilde işleyecek:

  • Öncelikli Şart: İran, nükleer dosyadan önce savaşın resmen durdurulmasını talep ediyor.
  • Karşılıklı Adımlar: Savaşın durmasının ardından, Hürmüz Boğazı’nın tamamen trafiğe açılması karşılığında ABD’nin deniz ablukasını kaldırması öneriliyor.
  • Nükleer Dosya: Tahran, nükleer meselenin ancak en son aşamada ve belirli şartlar altında ele alınabileceğini belirtiyor.

Trump yönetiminden “kırmızı çizgi” uyarısı

Donald Trump liderliğindeki ABD yönetimi ise İran’ın bu teklifine karşı oldukça sert bir tutum sergiliyor. Washington, deniz ablukasını “mükemmel sonuç veren” bir baskı aracı olarak görürken, herhangi bir taviz için İran’ın nükleer programından tamamen vazgeçmesini şart koşuyor. ABD’nin talepleri arasında uranyum zenginleştirmenin durdurulması, mevcut stokların tamamen teslim edilmesi ve en az 20 yıl boyunca zenginleştirme yapılmayacağına dair yazılı taahhüt verilmesi bulunuyor.

Diplomatik trafik hızlandı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yeni teklifin sunulmasının ardından bölge ülkeleriyle yoğun bir telefon diplomasisi yürüttü. Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Irak ve Azerbaycanlı mevkidaşlarıyla görüşen Arakçi, “savaşın sona erdirilmesi için İran’ın başlattığı girişimler” hakkında bilgi paylaşımında bulundu.

Bölgedeki uzmanlar, İran’ın uranyum stoklarını bir “güvenlik garantisi” olarak gördüğünü ve bu stokların ülke dışına çıkarılmasını kesin bir dille reddettiğini belirtiyor. Washington’ın ise ekonomik baskıyı artırarak Tahran’ı masada daha fazla taviz vermeye zorladığı ifade ediliyor.